AHMET ÜMİT: “KADINLAR MEDENİYETİN KURUCUSU VE TÜRKİYE’DEKİ DÖNÜŞÜMÜN DE HABERCİSİ”

KADINCA.eu‘ya konuşan yazar Ahmet Ümit, “Ana Tanrıça’nın topraklarındaki kadınlar hep güçlü ve dönüştürücü olmuştur. Bugün Türkiye toplumu dönüşüm sinyalleri veriyor. Bunun habercisi de kadınlar” dedi.

Berlin ve İstanbul, kardeş şehir oluşlarının 30. yılını kutluyor. 30. yıl kutlamalarının ilk konuğu ise sürükleyici polisiye romanlarıyla tanınan yazar Ahmet Ümit’ti. Berlin Senatosu, Merhaba Kültür İnisiyatifi ve Federal Meclis Yeşiller eski milletvekili Özcan Mutlu’nun girişimleriyle gerçekleştirilen etkinlikte yazar, İstanbul Hatırası adlı romanından bir bölüm okudu ve Berlinli edebiyatseverlerle biraraya geldi. Okuyucu kitlesinin ağırlıklı olarak kadınlardan oluştuğunu ifade eden Ahmet Ümit, bunun nedenlerini KADINCA.eu‘ya şu sözlerle anlattı: “Ben romanlarımı önyargısız bir şekilde yazıyorum, içinde umut taşıyan insanı anlatıyorum. Ve bana göre kadın demek, umut ve medeniyet demektir. Çünkü o, bizi bir yere sabitliyor ve bu sabitlenmeyle beraber bir kültür filizleniyor. Yani kadın medeniyetin kurucusudur, ben de medeniyeti ve kadim kültürleri anlatıyorum. Dolayısıyla medeniyetle, kültürle olan bağları nedeniyle kadınlar, benim kitaplarımı çekici buluyor.”

Ayrıca kadınları kitaplarında çok güçlü karakterler olarak anlattığının altını çizen yazar sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu özlediğim, istediğim bir şey ve inanıyorum da. Bu nedenle Bergama – Berlin romanını yazarken bir kadın komiser yaratacağım. Baş kahramanım bu olacak, Kürt ve Alevi kökenli üstelik, bir Alman’la evlenmiş, ayrılmış… Böyle bir kadın kahraman yaratacağım, adı da Elmas olacak.”

“Edebiyatta daha çok kadın kahramana ihtiyaç var, Ana Tanrıça’yı yazmak lazım”

Ahmet Ümit, dünyada kadın hareketinin uyanmasıyla 19. yüzyılın ortalarında edebiyatta kadın kahramanların ortaya çıkmaya başladığını ama bunun yeterli olmadığını ifade etti. Ümit, “İlk destan Gılgamış Destanı’dır ve kadın neredeyse yoktur. Aynı şekilde Troya ve Odisseas’ta da öyle, bir Truvalı Helen vardır. Güzel ama savaşa neden olan kadın. En önemlisi Truva’dan Gılgamış’tan önce Anadolu’ya damgasını vuran Ana Tanrıça’nın varlığıdır ve  onun destanı, ne yazık ki henüz yazılmadı. Onu yazmak lazım” dedi.

Bugün kadın kahramanların edebiyatta sayısı artmakla birlikte, “Daha fazla Jan Darklara ihtiyacımız var” diyen yazar, “Kadınların daha fazla görünmesi şart. Güçlü, aileyi toplumu değiştirebilen, hayır diyebilen, karşı çıkan, meydan okuyan kadın kahramanlar yaratmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

Böylesi kadınların gerçek hayatta karşılığı olduğunu belirten Ahmet Ümit, edebiyatın da buna ayna tutması gerektiğini vurguladı.

“Kadının uyanışının bedeli, erkek şiddeti”

“Ana Tanrıça’nın topraklarındaki kadınlar hep güçlü ve dönüştürücü olmuştur. Bugün Türkiye toplumu dönüşüm sinyalleri veriyor. Bunun habercisi de kadınlar”  şeklinde konuşan yazar, “Kadınlar artık kendi işlerini buluyorlar, kocalarına karşı çıkıyorlar, istemedikleri kocayı boşuyorlar. Erkek ona ihtiyaç duymayan, onu istemeyen kadını yok etmeye yöneliyor. Maalesef kültürel iklim de bunu destekliyor. Bu nedenle kadın cinayetleri artıyor, ama ona yönelik tepkiler de son derece yoğun bir şekilde artıyor. Kadın hürriyetinden vazgeçmiyor, bu bir uyanış ve ne yazık ki bedeli de erkek şiddeti” dedi.

“Siyasi dönüşümde kadınlarımız hep etkili olmuştur”

Türkiye’nin ve dünyanın yakından takip ettiği İstanbul Belediye Başkanlığı Seçimi’ne de değinen Ahmet Ümit, özellikle Ekrem İmamoğlu’na yönelik kadın desteğine dikkat çekti.

Ümit, “Kadınlar, Türkiye’de değişim ve dönüşümde çok etkilidirler. Yıllar önce Tayyip Erdoğan da kadınların desteğini almıştı. Şu anda İmamoğlu, bu desteği alıyor ve inanılmaz bir destek var. Sadece klasik, tırnak içinde ‘CHP’li kadınlar’ değil, başörtülü kadınlar da yoğun bir şekilde yer alıyor. Bazen bu kadınlar kocalarına rağmen tavır koyuyor, mücadele ediyorlar. O yüzden bir dönüşüm başladı, gerçek bir dönüşüm ve son derece sağlıklı, çünkü kadınlardan başladı” diye sözlerini sürdürdü.

“Berlin ve İstanbul tarihsel, sanatsal ve kozmopolit yapılarıyla kesişiyor”

Ayrıca Berlin ve İstanbul’un kardeş şehir olmalarını da KADINCA.eu‘ya  değerlendiren Ahmet Ümit, iki şehrin tarihte önemli olaylara sahne olduğunu ve zaman zaman yara alsalar dahi, kendilerini sanatın ve kültürün merkezi yapmayı başardıklarını ifade etti. Ahmet Ümit bu çerçevede, iki şehrin kozmopolit yapıda olduklarını ve bunun büyük bir zenginlik olduğunun da altını çizdi.

“İstanbul’a, tek sesli, tek kültürlü yaşam biçimi dayatılsa da, şehir buna sanatıyla ve kültürüyle direnmektedir. Zira bu, onun yüzyıllar boyunca dokularına işlemiştir” diyen yazar “Berlin ve İstanbul’u yanyana getiren bir diğer önemli ayrıntı da bu şehirde yaşayan Türk kökenlilerdir. Türkler, bu kente entegre olmakla birlikte şehrin çehresini de değiştirmekteler. Bu ne kadar olumlu ya da olumsuz bilemem ama böyle bir gerçek var” şeklinde konuştu.

Berlin ve İstanbul kardeşliğinin 30. yılı

Berlin ile İstanbul arasındaki kardeş şehir anlaşmasının 30. yıl kutlamalarının ilk etkinliği, Kızıl Belediye Sarayı (Rotes Rathaus) olarak anılan Berlin eyalet hükümeti ve başbakanlık binasının tarihi salonunda düzenlenen bir törenle yapıldı. Etkinliğin açılışını Berlin Eyalet Müsteşarı Sawsan Chebli yaptı. Selamlama konuşmasını Merhaba Kültür İnisiyatifi adına Murat Tosun gerçekleştirdi. Murat Tosun, Berlin ve İstanbul’u birbirine yakınlaştıran çok güçlü bağların bulunduğunu ve bu bağlamda yeni bir kültür inisiyatifi hayata geçirdiklerini belirtti.

Müsteşar Sawsan Chebli, konuşmasında ilgili anlaşmanın iki kenti kültürel anlamda yakınlaştırması açısından önemli bir fırsat olduğunu kaydetti. Sawsan Chebli, Türkiye ile Almanya ilişkilerinin çok farklı bir boyutta olduğuna dikkat çekerken, “Ne yazık ki iki ülke ilişkileri son zamanlarda hep krizlerle anıldı. Kardeş şehir projeleri de ister istemez bundan etkilendi” dedi. Chebli, ilişkilerdeki zor dönemler esnasında diyaloğu ve işbirliğini yürütmenin her zaman kolay olmadığını belirterek, “Kardeş şehir anlaşmaları ve bugün burada aramızda olan gönüllü elçiler sayesinde köprüler atılmadı. Bana göre de en büyük gönüllü elçi, Özcan Mutlu’dur. Siyaset nasıl şekillenirse şekillensin, hükümetleri kim yönetirse yönetsin bu bağın kopmasına izin vermemeliyiz. İstanbul ve Berlin ilişkileri sadece bir kaç kişiye bırakılmayacak kadar önemlidir. Kardeş şehir anlaşmasının 30. yılının kutlanılması ve anılması bu bağlamda çok önemlidir. Biz jübile yılını değerlendirip ilişkilerimizi yoğunlaştırmak istiyoruz” dedi.

Müzik ve edebiyatla başlayan kutlamalar

Federal Meclis eski milletvekili ve İstanbul Politikalar Merkezi Danışmanlarından Özcan Mutlu da “Kardeş Şehir projeleri insanları birbirine yakınlaştırmak için çok önemli bir fırsat. Kreuzberg’de belediye meclisi üyesiyken Kreuzberg ve Kadıköy’ün kardeş ilçe olmasını ve milletvekillği yaptığım dönemde de Tepebaşı ile Kopenick’in kardeş ilçe olması girişimlerinde bulundum. Bugün ise Berlin-İstanbul Kardeş Şehir Anlaşması’nın 30. yılı bize iki kenti ve kültürü yakınlaştırmak için önemli bir imkan sunuyor. Bu tarihi salonda değerli yazarımız Ahmet Ümit’le iki kent arasındaki kardeş şehir jübile yılı kutlamalarını başlatmış bulunuyoruz“ diye konuştu.

Etkinliğe genç ses sanatçısı Dilek Ölçüm de, İstanbul’a ait tangolarla eşlik etti. Konuşmaların ve müzik dinletisinin ardından yazar Ahmet Ümit, İstanbul Hatırası adlı romanından kısa bir bölüm okudu, İstanbul’un tarihi ve kültürel yapısını anlattı.

Ayrıca bu ilk etkinliğin akabinde 30. yıl kutlamalarının bir parçası olarak, Avrupalı Genç Klasik Müzisyenler Festivali kapsamında Türkiye’den gelen gençlik orkestrası sahne alacak. Beraberinde fotoğraf sanatçılarının İstanbul ve Berlin ile ilgili fotoğraflarından oluşan karma bir  sergi açılacak.

Kadıköy Caz Festivali çerçevesinde hem bir sergi açılacak, hem de Berlinli bir caz grubu sahne alacak. Ekim ayında ise Berlin Teknik Üniversitesi’nde İstanbul Günü organize edilecek ve bilimsel konferanslar, çalıştaylar düzenlenecek.

Özlem Coşkun – Berlin.KADINCA.eu– 19.06.2019 – 17:00

Fotoğraflar: DEDEPRESS, AYPA

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*