ALEVİLİKTE KADIN İMGESİ

Berlin Alevi Toplumu (BAT) – Cemevi İnanç Kurulu, 21 Mart’ta Hz. Ali’nin doğum gününü ve Nevruz Bayramı’nı konuklarına lokma dağıtarak, deyiş ve konuşmalarla kutladı. 21 Mart aynı zamanda halk ozanı Aşık Veysel’in ölüm yıl dönümü olduğundan, saz eşliğinde Aşık Veysel’in türküleri ve şiirleri okundu. Berlin Alevi Toplumu Cemevi Başkanı Numan Emre ile Berlin Eyalet Milletvekilleri Hakan Taş ve Dr. Turgut Altuğ birer selamlama konuşması yaptılar.

Kutlamalarda yer alan Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Burhan Akdemir, Alevi kültüründe Nevruz’un yerini ve Alevilik’te kadın imgesini Berlin.KADINCA.eu‘ya anlattı.

“Alevilikte Nevruz Hz. Ali ile özdeşleştirilir”

Halen dedelik görevi de yürüten İnanç Kurulu Başkanı Burhan Akdemir, gece ve gündüzün eşitlendiği, toprağa cemrenin düştüğü 21 Mart’ın çeşitli kültürlerce baharın gelişi olarak kutlandığını ve buna paralel Alevi inancının da yaşamın canlandığı bugünü Hz. Ali’nin doğum günü olarak kabul ettiğini şu sözlerle aktardı: “Hz. Ali’nin doğum günü tam olarak bilinmiyor. Ama Anadolu Alevileri için Hz. Ali, bereketin, insanlığın, eşitliğin, canlanmanın sembolü. Bu nedenle inancımız içinde Nevruz’la Hz. Ali’yi özdeşleştirerek, bugünü hem baharın gelişi hem de Hz. Ali’nin doğum günü olarak kutluyoruz.”

Burhan Akdemir, “Nevruz Sultan” olarak niteledikleri 21 Mart’ın Anadolu’da bir bayram şeklinde kutlandığını belirtti. İnanç Kurulu Başkanı, “Bu tarihte insanımız taşlar dizer daha sonra bunların altına bakılır, eğer taşların altında börtü böcek varsa, bunun o kişilere uğur ve bereket getirdiğine inanılır. Kutsal sularda yıkanılır, köylerde yaşayanlar hayvanlarının üzerine bu sudan serperler, hayvanlarının sağlıklı kalmasını dilerler. Lokmalar dökülür, en güzel kıyafetler giyilir. Kapılar, pencereler bereket girsin diye açılır” sözleriyle Nevruz ritüellerini dile getirdi.

“Cinsiyet eşitliği en temel esaslarımızdandır”

Berlin.KADINCA.eu için Alevilikte kadın imgesine de değinen Burhan Akdemir, Alevi inancında cinsiyet eşitliğinin en temel esaslardan olduğunu belirterek, “Bizim öncelikli dayanağımız Hz. Muhammed’in Miraç’tan döndükten sonra katıldığı 40’lar Meclisi’dir. Bu Meclis’te 17 erkek, 13 kadının bulunduğu söylenir. Biz cemlerimizde bunu baz alırız. Ayrıca tek eşlilik de şartlarımızdandır, Hz. Ali ve Hz. Fatma’nın evliliği ve bu evlilik içinde Hz. Fatma anamızın özgürlüğü ve güçlü yeri örneğimizdir” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Kadın, annelik vasfıyla erkekten önceliklidir

Alevi inancında “razılık” makamının da çok kıymetli olduğuna dikkat çeken Akdemir, “Dört kapı, kırk makam içinde incelediğimiz zaman erkek kadının rızası dışında hiç bir şey yapamaz. Yaptığı her işte hanımının ‘Evet’ni almakla yükümlüdür. Zira kadın, annelik vasfıyla yartılışın tecelli ettiği yerdir. Bu onu erkeklerden daha öncelikli kılar” dedi.

Ataerkil yaklaşımın Alevi inancında etkileri

İnanç Kurulu Başkanı Burhan Akdemir, Aleviliğin yaşanan baskılar nedeniyle uzun yıllar gizli saklı ve küçük gruplar şeklinde hayatta kaldığını ifade etti. Bunun da bulundukları coğrafyalarda Alevileri asimilasyona açık hale getirdiğini kaydeden Akdemir, “Aleviler bazı bölgelerde ataerkil inanç ve yaşam biçimlerinin etkisi altında kaldılar ve bu durum onların kadınlara yaklaşımını etkiledi. Kadınlar eskisi gibi söz hakkına sahip olamamaya başladılar. Tabii bu erkeklerin işine geldiğinden, Alevilik inancının kadına dönük tarafını görmeme eğilimine girdiler” şeklinde konuştu.

İnanç Kurulu Başkanı, bunun için Alevilerin bir an önce özlerine dönmeleri gerektiğini vurgulayarak, “Her fırsatta cinsiyet eşitliğine dikkat çekiyoruz ve Alevi Cemaati içinde bunun hayata geçmesi için bizzat çalışıyoruz. Örneğin, 12 Hizmet’te ağırlığı kadınlarımız oluşturuyor. Aynı şekilde semahlarımızda da kadın ağırlıklıyız” dedi.

Burhan Akdemir, “Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli, ‘Kadın eşim değil, eşitimdir‘ ifadesini kullanmıştır” diyerek, Aleviliğin düsturunun her daim eşitlik olduğunun altını çizdi.

Özlem Coşkun – Berlin.KADINCA.eu – 22.03.2019 – 05:30

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*