“BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ. ÇOCUK İSTİSMARI AFFINA HAYIR”

Kadınlar Berlin’den Türkiye’ye ses verdi

Türkiye’de kadın dernekleri başta olmak üzere demokratik sivil toplum örgütleri, haftalardır çocuk cinsel istismarı suçunun cezasını düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesi ile ilgili yasa değişikliğine karşı basın açıklamaları yapıyor, etkinlikler düzenliyor.

Söz konusu yasa değişikliği, 13 yaşındaki kız çocuklarına istismardan yargılanan ve hatta mahkumiyet kararı kesinleşip cezaevine konmuş kişilerin, resmi nikah yapıldığı takdirde serbest kalmaları, bu evlilik 5 yıl sürdüğü takdirde ise cezanın tamamen kalkmasının kapısını aralıyor.

Bazı politikacıların Türkiye’ye kadın hakları konusunda önemli kazanımlar sağlayan İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması yönündeki açıklamaları da kadın derneklerinin tepkilerini artırdı. 300’den fazla kadın derneği kazanılmış kadın haklarını korumak ve çocuk istismarı affına karşı ortak bir duruş sergilemek üzere bir araya geldi, bir platform oluşturdu. İlgili platforma destek kamuoyunda bir çığ gibi büyüdü. Bu desteklerden biri de Berlin’den geldi. Berlin Türk Alman Kadınlar Birliği BETAK yayınladığı basın açıklamasıyla kamuoyunun dikkatini konuya çekerek, 15 Temmuz’da Berlin’in önemli merkezlerinden biri olan Ku’damm’da “Yıkık Kilise” olarak bilinen “Gedächtniskirche” önünde bir protesto eylemi yaptı.

Eyleme Berlin’deki sivil toplum örgütlerinden temsilcilerin yanı sıra farklı meslek gruplarından konuya duyarlı çok sayıda kadın ve erkek katıldı. Eylem basın açıklamasıyla başladı, ardından kadın hakları ve çocuk istismarına karşı Almanca ve Türkçe sloganlarla devam etti.

BERLİN’DEN GİDEN SLOGANLAR

“Çocuklar ve kadınlar siyaset üstüdür, çocuklara dokunma!”

Etkinliğin mimarı BETAK Başkanı Hatice Selçuk, KADINCA.eu’nun mikrofonuna yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Hava şartlarına ve pandemi sonrası olmasına rağmen katılımdan son derece memnunum. Aslında olması gereken oldu. Kadınlar ve çocuklar hassasiyetimizdir, orada dünya durur. Bunun erkeği, kadını, rengi, partisi, siyasi görüşü olmaz. Onun için de diyoruz ki: Çocuklar ve kadınlar siyaset üstüdür, çocuklara dokunma!”

“Çocuk istismarının affı olmaz! Dünyanın her yerinde bu işin takipçisiyiz !”

Protesto eylemine destek veren CHP Berlin Birliği Genel Sekreteri Alev Ayhan, çocuk istismarı affının yanı sıra İstanbul Sözleşmesi’nin de tartışmaya açıldığına dikkat çekerek, “Amaçları kadınları bütün platformlardan uzaklaştırmak ve ona sadece ‘anne’ kimliği vermek. Bunu kabul etmiyoruz. Ayrıca çocuklara yapılan suçların affı olmaz. Siz kimsiniz ki, çocuklarımızın haklarını gasp ediyor, onlara karşı işlenen suçları af edebiliyorsunuz. Türkiye’de, Almanya’da dünyanın her yerinde bu işin takipçisiyiz, bunun peşindeyiz” dedi.

“Tehlikeli alanda oynuyorsunuz. Kadınları susturamazsınız, ezemezsiniz. Aksi halde toplumsal bir patlamaya da hazır olun!”

BETAK Başkan Yardımcısı Serpil Çelik, ilgili yasa değişikliğinin kendisinde karmaşık duygular yarattığını, böylesi bir kararın gerekçesini anlayamadığını dile getirdi.

“Bunun ne siyasi bir amacı olabilir, ne sosyal yaşamda pozitif bir etkisi, ne de ekonomik bir katkısı. O zaman neden bu yasa ikide bir karşımıza çıkartılıyor?” diyen Çelik sözlerini şöyle sürdürdü: “Umarım öyle değildir, ama ben şunu düşünüyorum: Kadını bastırırsanız, toplumu istediğiniz gibi yönlendirirsiniz. Çünkü biz kadınlar, hangi toplumdan hangi dünya görüşünden olursak olalım, kafamıza uymayan şeyleri kolay kolay kabul etmeyiz. Ama kadınları 12-13 yaşında evlendirseniz, onu bir kıskacın içine alır onun özgür iradesini de zapt edersiniz”

Bunun önüne geçmek, buna karşı kamuoyu oluşturmak için yan yana gelindiğinin altını çizen Çelik: “Tehlikeli alanda oynuyorsunuz. Kadınları susturamazsınız, ezemezsiniz. Eğer ezmeye çalışırsanız toplumsal bir patlamaya da hazır olun!” dedi.

“Çocukları korumak devletlerin öncelikli görevi olmalıdır”

Berlin Türk Sağlık Elemanları Derneği eski Başkanı Dr. Emine Yüksel, hem kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, hem de bir anne olarak çocuk istismarı affı girişimlerinin kendisini derinden üzdüğünü vurgulayarak, “Almanya’da yıllardır yaşayan, buradaki kadın haklarının faydalarını gören bir insanım. Buna dayanarak şunu söyleyebilirim. Cinsel istismar, bir insan hakları ihlalidir. Üstelik bu ihlale maruz kalan çocuk bedenleridir. 9 yaşında, 12 yaşında, kaldı ki 16 yaşında bir kız çocuğu kesinlikle cinselliğe hazır değildir” şeklinde konuştu.

“Bu yaşlardaki çocukların cinselliğe zorlanmaları, hem bedenlerinde hem ruhlarında yara açacaktır. İstismarcılarla evlendirilmek istenmelerinin travmasını düşünemiyorum bile” diyen  Dr. Yüksel, şunları da sözlerine ekledi: “Devlet eliyle bu travmatik durum nasıl meşrulaştırılabilir? Böyle bir kanun ruhen hasta, sapık insanların işini kolaylaştıracaktır. Ayrıca mevzu bahis sadece kız çocukları değil, erkek çocukları da istismara uğramaktadır, özellikle çıraklık eğitimi ya da dini eğitimlerden geçerken. Bununla ilgili bizlere ulaşan haberler gerçekten çok üzücü. Çocukları korumak devletlerin öncelikli görevi olmalıdır.”

“Türkiye Cumhuriyeti Orta Çağ’a dönmeyecek”

Protesto eylemine katılan Berlin Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Olcay Başeğmez, Türkiye’de kadınlara verilen hakların geri alınmak istendiğini ve bunu kesinlikle reddettiklerini belirterek, “Elimizden geldiğince tüm kadın kuruluşlarıyla bu konuda eylem birliğine ve dayanışmaya hazırız. Buna sonuna kadar devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti Orta Çağ’a dönmeyecek” dedi.

“Birlikte güçlüyüz. Herkes için özgürlük, herkes için eşitlik”

Berlin Halkçı Devrimci Birliği Kadın Kolları Başkanı Gül Ataseven Özen de, Türkiye’deki gelişmeleri üzüntüyle takip ettiklerini ve dayanışma için protesto eylemine katıldıklarını şu sözlerle dile getirdi: “Biz kadınlar Türkiye’deki gidişatın vahametinin farkındayız. Birlikte daha güçlü olduğumuzu biliyoruz. Bunun için de sonuna kadar yan yana direniş göstereceğiz. Sloganımız: Herkes için eşitlik, herkes için özgürlük!”

“Türk kadını köleliği reddediyor”

Berlin Atatürkçü Düşünce Derneği Başkan Yardımcısı Ali Erdoğmuş Cumhuriyet’in emperyalizme karşı mücadeleyle kurulduğunu hatırlatarak, “Ülkemizin kuruluşunda Nene Hatunlar, Kara Fatmalar, Makbule Hanımlar mücadeleye önderlik ettiler. Kadınlar erkeklerle birlikte ülkelerini ve haklarını savundu. Bugün ülkemizde kadın haklarına saldıran gerici bir anlayış var. Bu güruh mutlaka kadınların mücadelesiyle hak ettiği cevabı alacaktır. Türk kadını dün de, bugün de, yarın da köleliği hep reddedecektir” dedi.

“Çocuklarımız için güvenli bir ülke istiyorum. Yoksa benim ülkem çok güzel”

Almanya’da bir devlet dairesinde görevli, BETAK Denetim Kurulu üyesi Harika Sertcan, söz konusu yasa değişikliğinin Türkiye’yi çocuklar için güvenli bir ülke olmaktan çıkaracağını belirterek, “Ben Türkiye’ye gittiğimde kızımla, torunumla mutlu olmak istiyorum. Bu yasa çıkarsa mutlu olamayacağım ve oraya gidemeyeceğim. Benim gibi düşünen çok sayıda kadın var. Çocuklarımızın güven içinde dolaşıp, oynayacağı güvenli bir ülke arzu ediyoruz. Bu güven olursa benim ülkem çok güzel” vurgusu yaptı.

Özlem Coşkun – KADINCA.eu – 16.07.2020 – 23:30

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*