CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYINDA HALK ŞENLİĞİ

Almanya’nın başkenti Berlin iki gün boyunca güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Almanya Cumhurbaşkanlığı Sarayı Bellevue, 30-31 Ağustos tarihleri arasında kapılarını halka açtı. Etkinliğin ilk günü Almanya’nın dört bir yanından gelen, farklı alanlarda fahri hizmetler veren dernekler, kurum ve kuruluşlar özel davetli olarak Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier ile bir araya geldiler. İkinci günde ise vatandaşlar, Bellevue Sarayı’nı gezerek, Cumhurbaşkanı’nın çalışmaları hakkında bilgi aldılar.

Geleneksel hale gelen Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki “Bürgerfest” yani “Halk Şenliği’ne ilk gün yaklaşık 4.000 davetli katılırken, ikinci günle birlikte toplamda 18.000 kişinin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı ziyaret ettiği kaydedildi. Bu yılki şenlik “Geleceğe Umut” sloganıyla yapıldı.

Şenlikte her yıl olduğu gibi bu yıl da çok sayıda inisiyatif, organizasyon ve işletme yer aldı. Etkinliğin bu yılki ana konukları Finlandiya ve Kuzey Ren Vestfalya eyaleti oldu.

Şenliğin merkezi Bellevue Sarayı’nın bahçesi

Şenlik kapsamında Bellevue Sarayı’nın 50 dönümlük bahçesinde yeme-içme, eğlence ve bilgilendirme stantları yine konuklar için hazır bekliyordu. Bahçenin girişine kurulan dev sahnede klasik müzik, opera ve caz orkestraları performanslarını sergilediler. Ayrıca konserlerin arasında farklı alanlardan uzmanlar uyum, eşitlik, çokkültürlülük gibi konularda oturumlar düzenledi.

Bu yıl biz de, KADINCA.eu olarak Cumhurbaşkanlığı’nın ziyaretçileri arkasındaydık. Diğer konuklar gibi Saray’ın girişindeki kırmızı halıdan geçerken fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedik. Bu esnada kulağımıza Türkçe konuşmalar geldi. Böylece Cumhurbaşkanlığı’na davet edilen Türkler ile sohbet etme imkanı da yakalamış olduk.

“Almanya’daki siyasetçilerin halk ile ilişkisi Türkiye’den farklı”

Konuştuğumuz davetlilerden biri Almanya Paderborn’a öğrenci değişim programı ile gelen lise öğrencisi Selda Sönmez’di. Selda Sönmez, yanına yerleştirildiği ailenin Cumhurbaşkanlığı’na davet edildiğini kendisinin de bu vesileyle şenlikte olduğunu söyledi. Bu kadar çok kişinin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir araya gelmesinin onu şaşırttığını belirten Sönmez, “Böyle bir şey Türkiye’de alışık olmadığımız bir durum. Buradaki siyasetçilerin halkla ilişkisi farklı. Mesela Türkiye’de okulumuzu ziyarete gelen siyasetçiler oluyordu. Değil onlarla iletişim kurmak yanlarına bile yaklaşamıyorduk. Çünkü korumalarının sayısı öğrencilerin sayısından fazlaydı” şeklinde konuştu.

Selda Sönmez’in yanında kaldığı ailenin babası, Paderbornlu Aleviler Spor Derneği’nin Başkanı Verani Kartum da, Almanya’nın en üst makamı olan Cumhurbaşkanlığı’nın halka açık olmasının, Cumhurbaşkanı’nın halkın arasında gezerek, onları kucaklamasının çok önemli olduğunu ifade etti. Verani Kartum, “Biz, özellikle yabancı uyruklu genç ve çocukları spor çatısı altında bir araya getirmeye çalışan bir derneğiz ve Cumhurbaşkanlığı’na davet edildik. Burada sadece Almanlar değil, farklı kökenden çok sayıda davetli var. Bu çok özel” dedi.

“Almanya gönüllü hizmetlerle güçlü”

Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier de yaptığı konuşmasında, Brexit, iklim krizi, aşırıcılık gibi dünyada gerilim yaratan pek çok konuda Almanya’nın da nasibini aldığını belirterek ülkenin doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle dayanışma içerisinde olması gerektiğini vurguladı.

Steinmeier “Almanya’da binlerce insan her gün, her hafta, her ay gönüllü hizmetlerde bulunuyor. Kimi komşusuyla ilgileniyor, bazıları genç sporculara antrenörlük yapıyor, yaşlıları hastanede ziyaret ediyor, bakımlarına yardımcı oluyor” diyerek onların Almanya’yı güçlendirdiğini ve bu şenlikte onları onore etmek istediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı konuşmasının ardından stantları ziyaret etti, ziyaretçilerle fotoğraf çektirdi. Saray bahçesindeki stantların içinde dünya mutfağının lezzetlerinin yanı sıra farklı kültürlerin etkinliklerini izlemek de mümkündü.

Özellikle başlarına çiçeklerle bezeli taçlar takan kadınlar dikkatimizi celbetti. Onları takip edince Finlandiya standına ulaştık. Burada kadınlar yumuşak dallara taç şeklini vererek farklı çiçeklerle onları süslüyorlardı. Biz de aralarına katıldık. Bu sırada Köln’den gelen bir kadın grubuyla karşılaştık ve hoş bir sohbete daldık.

Coach Derneği’nden Melek Yücel, içinde bulundukları derneğin yabancı kökenli çocukların eğitimleri konusunda çalışmalar yaptıklarını belirterek, Coach Derneği’nin kurucularından Mustafa Bayram’ın değişik zamanlarda Almanya Cumhurbaşkanı’ndan nişanlar aldığını ifade etti. Mustafa Bayram’a eşlik etmek ve destek vermek için şenliğe geldiklerini söyleyen Yücel ayrıca, Cumhurbaşkanı’nın halkla buluşmasının, halkı önemsemesinin çok önemli olduğunun altını çizdi.

“30 Ağustoslarda Almanya’daki değil, Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda olalım”

Yine Coach Derneği’nden Figen Çapar, demokrasi konusunda iddialı olan ve bu noktada Avrupa’yı örnek aldığını söyleyen Türkiye’nin de, Almanya Cumhurbaşkanlığı’ndaki gibi bir uygulamayı hayata geçirmesini istediklerini belirtti. Figen Çapar, temennisini şöyle dile getirdi: “Sosyal medyada bir paylaşım yayınladım ve ‘Almanya Cumhurbaşkanlığı’nda 30 Ağustos’u kutlarken, inşallah bir dahaki 30 Ağustosları kendi ülkemizin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kutlayabiliriz’ diye yazdım.”

Bellevue bahçesinde yoga

Bellevue Sarayı’nın bahçesindeki gezimize devam ederken Kuzey Ren Vestfalya (NRW) eyaletine geniş yer ayrıldığını gördük. İlgili stantlardaki semboller ve yöresel kıyafetler renkli görüntüler oluşturuyordu.

KADINCA.eu’ya keşif gezisinde eşlik eden genç arkadaşımız Selda Sönmez ile NRW standının önünde hem dinlendik, hem de biraz yoga yaptık.

Bellevue Sarayı’nın tarihi iç mekanları

Tabii hem bizim hem de konukların keşfetmek isteği asıl yer, Fransızca’da “güzel manzara” anlamına gelen Bellevue Sarayı’nın iç mekanlarıydı.

1785 yılında yapılan saray, 2. Dünya Savaşı sırasında büyük hasar görmüş, 1957’de restore edildikten sonra hem Cumhurbaşkanı’nın çalışma ofisi hem de konuklarını resmî törenlerde ağırladığı yer olarak kullanılmaya başlanmış. Saray’ın iç mekanına adım atar atmaz, sizi tarihi dönem kıyafetleri içinde saray hizmetlileri karşılıyor. İki katlı yapının tamamı irili ufaklı 265 odadan oluşuyor. Son derece sade bir şıklık içinde olan alt kattaki odalardan sonra merdivenle daha gösterişli ve büyük üst kattaki odalara çıkıyorsunuz.

Merdivenin başında Prusya Kralı 3. Wilhelm’in resmedildiği büyük bir tablo asılı. Biz de kendisine reverans yaparak yolumuza devam ettik. Üst katın en görkemli salonlarından biri, adını onu tasarlayan ünlü mimardan alan “Langhans Salonu”. Cumhurbaşkanı tarafından verilen onur madalyası ve yabancı büyük elçilerin Cumhurbaşkanı’na güven mektubu sunma törenleri bu salonda yapılıyor.

Bu salonun ardından gelen salon, Alman tarihinin en önemli mimarlarından olan Karl Friedrich Schinkel’in adını taşıyor. Salon küçük gruplara verilen yemeklere evsahipliği yapıyor.

Saray’ın en büyük salonu ise ismiyle müsemma “Büyük Salon”, yabancı devlet başkanlarıyla, heyetlerindeki konukların ağırlandığı yemekler burada düzenleniyor. 150 ila 200 kişinin ağırlanabildiği salonda ayrıca farklı etkinlikler de yapılıyor. Duvarları süsleyen pastel renklerin harmanlandığı dev tablolar da ünlü ressam Gotthard Grauber’e ait.

Konukların en çok fotoğrafladığı oda ise alt katta yer alan Cumhurbaşkanı’nın çalışma ofisi, bizim de Bellevue gezimizin son durağı. Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier, ikili görüşmelerini burada yapıyor, yabancı ülkelerin devlet başkanlarını burada ağırlıyor. 60 metrekare büyüklüğündeki ofisinin bir köşesinde Steinmeier’in başucu kitaplarından oluşan bir de kütüphane bulunuyor.

Özlem Coşkun – Berlin.KADINCA.eu – 03.09.2019 – 12:00

Fotoğraflar: Bundesregierung/Steffen Kugler ve AYPA

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*