DEMANS HASTASI YAKINLARININ YAŞADIĞI ZORLUKLAR

Demans hastalığı, bir diğer adıyla bunama, zihinsel becerilerin hastalık nedeniyle zayıflaması halidir. Demansın en sık görülen nedeni, tüm demans hastaların en az yarısının muzdarip olduğu Alzheimer hastalığıdır.

Özellikle son yıllarda bu hastalığı daha sık duyar olduk. Dünya Sağlık Örgütü açıklamalarına göre 2050 yılında yaklaşık 13,5 milyon kişinin demans hastası olması bekleniyor. Uzmanlar bunun nedenini uzayan yaşam sürelerine ve artan nüfusa bağlıyor.
Yaşam süresi uzayınca bu risk faktörünün geçerliliğinden dolayı söz konusu hastalıkların olma olasılığı artıyor. Demans sürecinden hasta kadar onun bakımını üstlenen yakınları da etkileniyor. Sağlık konulu yazılarıyla KADINCA.eu’ya katkı sunan ilk yardım eğitmeni ve dezenfeksiyon uzmanı Ali Sönmez, bu kez Demans hastalığını ve hastaların bakım zorluklarını yazdı:

Hastalığın ilk evresi kolay geçerken, ikinci evreden sonra durum değişir

Demans hastalarının bakımından sorumlu yakınlar diğer bir deyimle aile fertlerinin durumundan bahsetmek istiyorum. Genellikle aileler Demans olan birinin bakımını gönüllü üstlendiğinde ilk dönemler bunu seve seve yaparlar. Bu sıklıkla hastanın eşi veya çocuklarından biri olabilir. Fakat aradan zaman geçtikten sonra fertler, bazen bu yükü kaldıramaz duruma gelir. Demans hastaları ağırlaşmaya başladığında, hastalığın ilk evresine göre ikinci veya üçüncü aşamalarında hastanın bakımı zorlaşır. Demans teşhisi konan hasta ilk birinci aşamasında bazı rutin işlerini kendisi yapabildiğinden fazla bir yükü olmaz. Örnek verecek olursak, mesela tuvalet ihtiyaçlarını kendiler görebilir, yemeklerini kendileri yiyebilir, dışarı gezmeye gittiğinizde rahatça beraber yürüyebilir, bazen yer ve mekan isimlerini karıştımalarına rağmen o kadar zorlanmazlar. İlk aşamada hasta, ailelere fiziksel yük olmadığından aileler biraz daha rahattır.
Ne zaman ki demans hastasının hafızası silinmeye doğru gider, aynı şeyleri mütemadiyen tekrarlar, ona bakan kişi tarafından “Yaa, hep aynı şeyleri anlatıyorsun. Bunu yüz sefer anlatın. Tamam, tamam. Biliyorum anlatacağın şeyleri” denilmeye başlanır. Bu, bakan kişinin yorulduğunun ve başka bir safhaya doğru yol alındığının en belirgin işaretidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken, bakan kişinin sabırlı ve şefkatli kalabilmesidir. Zira sıkıntılı yaklaşım hasta için negatif etki yaratabilir.

Profesyonel yardım ya da iş bölümü bakımı kolaylaştırır

İkinci aşamaya gelindiğinde ise hasta idrar kaçırmaya, yediği yemekleri üzerine dökmeye, bazen de huysuzlaşıp sık sık bağırmaya başlayınca, bakan kişiler o acıyı yüreklerinde hissederler, bir şey yapamamanın şuçluluğunu duyarlar. Bu gibi durumlarda hem hasta, hem ona bakan kişi için en doğru olan ya profesyonel yardım almak ya da aile fertleri arasında efektif bir iş bölümü yapmaktır.

Hastanın yanında düzenli kalan kişiye “Hadi sen bugün git, ben annemle babamla amcamla ilgilenirim” demek, hasta yakınını çok rahatlatan bir yaklaşımdır. Şayet aile kalabalıksa, en azından hafta içerisinde bakan kişiye mutlaka kendisine zaman ayırması için fırsat verilmelidir. Bu yapılmadığı taktirde, hasta süreç içerisinde içine kapanık, düşünceli bir hal alabilir. Bu nedenle ailelerin bilmesi gereken en önemli hususlardan birisi de, hastanın fiziksel bakımının yanı sıra, hem kendileri hem de hasta için az da olsa hastalığın yol açabileceği psikolojik, fizyolojik ve sosyolojik etkileri bilmeleridir.
Örnek verecek olursak, hasta yakınları hastanın dışarda yapacağı herhangi bir yanlış konuşmadan veya bize göre saçma gelen bazı konuşmalardan utanmak yerine, mümkün olduğunca hastayı konuşturup onu tenkit etmeden, dinlemek hastayı rahatlatır, ona büyük fayda sağlar. Hasta olan kişinin toplumun bir bireyi olduğu unutulmamalıdır. Hastanın konuşmasını desteklemek, ona empatiyle yaklaşmak, süreci pozitif yönde etkileyecektir.

Ali Sönmez
Demenzbetreuer
Dozent Erste-Hilfe

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*