DIŞ POLİTİKADA KADINLARIN YAPICI GÜCÜNE İHTİYAÇ VAR

9 Ocak 2019 tarihinde sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) tarafından Almanya Federal Hükümeti’nin cevaplaması talebiyle “Almanya dışında diğer ülkelerde tutuklu bulunan Alman vatandaşları” ile ilgili bir soru önergesi verildi. Berlin.KADINCA.eu, Federal Hükümet adına Dışişleri Bakanlığı tarafından iki ay sonra verilen cevaba ulaştı. Söz konusu soru önergesine verilen cevapta “1 Ocak 2019 itibarıyla diğer ülkelerin yanı sıra Türkiye’de de 50 Alman vatandaşının tutuklu olduğu” yazılıydı. Türkiye’de tutuklu Alman vatandaşları konusunu Federal Milletvekili ve avukat Canan Bayram ile konuştuk. Berlin.KADINCA.eu‘nun sorularını yanıtlayan Birlik 90/Yeşiller Partisi Federal Milletvekili Canan Bayram, “Türkiye bu konuyu iç işlerine müdahale olarak görüyor. Tutukluların ve tutuklu yakınlarının durumları göz önüne alınarak, daha dikkatli hareket edilmeli. Almanya’daki hukuku Türkiye’de işletemeyiz ama diplomasi yolu hala açık. Bunun için de bana göre, dış politikada kadınların yapıcı ve çözüme dönük gücüne ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

50 Alman vatandaşı Türkiye’de tutuklu

Dünyada politik nedenlerle tutuklu olan Almanların ülkelere göre ayrıntılı dökümünün de talep edildiği soru önergesinin bu bölümüne doğrudan cevap vermeyen Dışişleri Bakanlığı, bir sene önceki başka bir soru önergesine verdiği yanıta atıfta bulunmakla yetiniyor. Almanya Federal Parlamentosu’nun arşivinde yaptığımız araştırmada bir sene önce hükümet adına verilen 24 Ocak 2018 tarihli cevabı bulduk. Buna göre Federal Almanya Hükümeti, halen devam etmekte olan davaların olumsuz etkilenmemesi ve tutukluların kişilik haklarınının korunması açısından olası politik nedenlerden dolayı dünya çapında tutuklu bulunan Almanlar ile ilgili böyle ayrıntılı bir listenin açıklanmasının mümkün olmadığını bildiriyor ve sadece son beş sene konsolosluklar tarafından hukuki konumları takip edilen tutukluların senelere göre sayıları belirtiliyor: 2012: 2 459 tutuklu; 2013: 2 636 tutuklu; 2014: 2 720 tutuklu; 2015: 2 633 tutuklu; 2016: 2 694 tutuklu; 2017: 2 867.

Berlin.Kadınca.eu‘ya konuşan Federal Milletvekili Canan Bayram, tutukluların kendilerinin bile neden tutuklu olduklarını bilmediklerini ve bu kişilerin dosyalarına ulaşmadan hukuki açıdan bir açıklama yapmanın doğru olmadığını ifade etti. Canan Bayram, “Ben aynı zamanda avukatım ve tutukluların dosyalarını görmeden şu nedenden tutukludur diyemem ve genelleme yapamam. Almanya Dışişleri Bakanlığı, tutukluk nedenlerindeki bu belirsizlik, bu örtü nedeniyle tutukluların politik nedenlerden kaynaklı gözaltında olabileceğinden yola çıkıyor” dedi.

Tutuklu çifte vatandaşların durumu

Çifte vatandaşların durumuna da değinen Federal Milletvekili,”Dışarıdan hukuki takip çifte vatandaşlar için pek mümkün olmamakta. Türkiye, alakanız için teşekkürler ama bu vatandaşın durumu artık bizi ilgilendirir diyor” ifadesiyle Türk devletinin çifte vatandaşları doğrudan Türk vatandaşı olarak gördüğüne ve diğer vatandaşlıklarını tanımadığına dikkat çekti.

Canan Bayram ayrıca, Alman devletinin tutuklu 50 kişiye ait bilgileri gizli tutmaya imtina ettiğini belirterek, tutukluların ve onların ailelerinin güvenliği için bu yolun izlendiğini kaydetti. Federal milletvekili, “Kamuoyu baskısı Deniz Yücel ve Meşale Tolu gibi bilenen isimlerde etkili olsa da, tutuklu normal vatandaşlar ve aileleri için hayatlarını zorlaştırıcı bir hal alabiliyor” şeklinde sözlerini sürdürdü.

“Dış politika, kadın siyasetçiler yardımıyla dilini değiştirebilir”

Yeşiller Milletvekili, son zamanlarda sadece Türkiye’deki insanların değil, Almanya’da yaşayan Türkler’in ve Almanlar’ın da, Türkiye’deki yakınlarını, dostlarını düşünerek, özgürlüklerini kısıtladıklarını, bazı konuları konuşmaktan çekindiklerini dile getirdi.

Bayram, bu durumdan Almanya ve Türkiye arasında gerilen ilişkilerin önemli payı olduğuna dikkat çekerek, “Dış siyasette hala erkekler ağırlıkta ve kullandıkları dil genelde savaşı çağıran tehditkar bir dil. Halbuki bugünlerde köprüleri yakmak yerine, köprü kuracak bir yaklaşıma ihtiyacımız var ve bu yaklaşım kadın siyasetçilerde fazlasıyla mevcut” dedi.

Canan Bayram, kendi meclis gruplarında “dış politikada kadınlar nasıl daha faal yer alabilir” şeklinde bir proje yürüttüklerini kaydederek, “Dış politikada kadın sayısı oldukça düşük, bunu artırmak istiyoruz. Kadınların yapıcı gücü dış siyasetteki ayrışmaları azaltmak ve ortak paydalarda buluşmak için ciddi bir alternatif olabilir. Dış siyasette daha fazla diyalog ve ülkeler arası sivil toplum dayanışmasıyla yıkmadan dökmeden yapıcı çözümler üretmek mümkün” diye konuştu.

Özlem Coşkun – Berlin.KADINCA.eu – 22.03.2019 – 04:30

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*