“HEDEFİMİZ CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ ANA AKIM POLİTİKA HALİNE GETİRMEK”

23 Haziran’da yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde, Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun sloganlarından biri “İstanbul’u bir kadın şehri yapmak” yönünde. İmamoğlu, bunu özellikle 31 Mart seçimlerini kazanıp mazbatasını aldıktan sonra kuvvetle vurgulamıştı. Biz de Berlin.KADINCA.eu sitesi olarak İmamoğlu’na “Kadın dostu şehir olmanın” ne anlama geldiğini, kadınlara dair projelerini ve kadınlardan aldığı desteği sorduk. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ayrıca, sitemiz aracılığıyla İstanbul-Berlin kardeşliğini de değerlendirdi ve yurtdışında yaşayan Türklerle ilgili düşüncelerini paylaştı.

Seçim yarışında kadınların aktif rolü

KADINCA.eu: Sayın İmamoğlu, gerek seçim yarışında gerek İstanbul Belediye Başkanlığını kazandığınızda ve gerekse yeni seçim sürecinde kadınların çevrenizde aktif rol oynadığını görüyoruz, ama bu durum kamuoyunda çok fazla dile getirilmedi. Her ne kadar zaman zaman Canan Kaftancıoğlu’nun desteği zikredilse de bu konuda doğrudan bir şey duymadık. Dolayısıyla merak ediyoruz, acaba siz bu konuda neler söylersiniz, partinizin içinde ve dışında kadın desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ekrem İmamoğlu: Kadınların siyasal ve toplumsal sorunların ve çözümlerin birebir içinde yer almasının çok önemsiyorum. Toplumun yarısını oluşturan kadınların hayatın hemen her alanında emektar olarak yer aldığını biliyoruz, görüyoruz, yaşıyoruz. Ancak temsil boyutunda ciddi bir eksiklik olduğunun da farkındayım. Bunu siyasetin değişmesi gereken kültürü olarak görüyorum. Beylikdüzü CHP İlçe Başkanlığım döneminde başlattığım politikayı Belediye Başkanı olarak da sürdürdüm. Her iki görevimde, yönetici düzeyindeki kadın temsil oranını yüzde 50’ye oldukça yakın düzeyde gerçekleştirdim. Bunu İBB sürecine de taşımak için %40 kadın yönetici kotası uygulamasını gerçekleştireceğim. 31 Mart Seçimlerinde kadınlar için geliştirdiğimiz pek çok program duyuldu, benimsendi; sokaklarda, pazarlarda bunun karşılığını fazlasıyla gördük. İnanıyorum ki 23 Haziran döneminde kadın seçmenlerimize daha çok ulaşacağız, hem onların taleplerini dinleyebileceğiz hem de çözüm önerilerimizi paylaşabileceğiz.  İl Başkanım Sayın Canan Kaftancıoğlu’nun seçim öncesinde sonrasında göstermiş olduğu üstün çaba ve emeği her seferinde dile getirdim, getirmeye de devam edeceğim. Canan Hanımın süreçteki aktif rolü Türkiye kamuoyu tarafından da takdirle karşılandı. Bu kadın erkek eşitliğini benimseyen ve önceleyen benim için mutluluktur.

Kadın dostu İstanbul: Cinsiyet Eşitliği Eylem Planı, Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme, Cinsel Şiddet Kriz Merkezleri…

KADINCA.eu: Mazbatanızı aldıktan sonra yapmış olduğunuz konuşmada ”İstanbul kadın dostu bir şehir” olacak demiştiniz. Bu vurgunuzla tam olarak neyi kastediyorsunuz? Çeşitli röportajlarınızda seçimi kazandığınızda İstanbul’da bazı konularda seferberlik yapacağınızı duyurdunuz; örneğin turizm seferberliği. Kadın konusunda da böylesi bir seferberlik söz konusu mu? Eğer öyleyse somut adımlarınız neler olacak?

Ekrem İmamoğlu: Aslında ben İstanbul’un “Kadın Dostu Bir Şehir Olacağını” seçim sonrasında değil, öncesinde de sıklıkla dile getirdim. İstanbul, yıllarca kadınların, çocukların, yaşlıların, engellilerin, yoksulların ihtiyaç ve taleplerini yok sayan bir anlayışla yönetildi. Bir avuç insanın çıkarları uğruna İstanbullunun ihtiyaçları görmezden gelindi. Ben bu uygulamaya da, bu anlayışa da son vereceğim. Başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere ihtiyaç sahibi tüm kesimlerin öncelikleri İBB’nin önceliği haline gelecek. İBB’nin israf edilen kaynakları ile öncelikle yoksulluğun yarattığı ağır tahribatın önüne geçilecek. Bugün İstanbul’da krizin sonuçları ile boğuşan ailelerin içinde en çok tenceresini kaynatamayan kadınlar eziliyor. İBB’nin sosyal yardımlarını bu nedenle kadınlara verilerek aile ekonomisi güçlendirilecek. Açacağımız semt doğumhaneleri, kadın-çocuk sağlığı merkezleri ile kadın, çocuk sağlığı önceliğimiz olacak.

Şiddetin karşısında sorumluluğumuz olan kamu olanaklarını seferber edeceğiz. İBB’nin yasal sorumluluğu olan ama bugüne kadar hayata geçirmediği Sığınma Evi, Cinsel Şiddet Kriz Merkezlerini açacağız. Yaşlı ve engelli bakımında İBB  olarak en aktif şekilde rol alarak ailelerin gündelik hayatın sorunları ile başbaşa kalmalarına izin vermeyeceğiz. Ben ilk günden itibaren kreş politikalarımızdan bahsettim. Kreş ev kadını için gündelik iş yükünün hafiflemesi, çalışan kadın için iş yaşamına katılma imkanıdır. Kreş, çocuklar için temel eğitim hakkı, akranlarıyla bir arada olma imkanı demektir.

Açacağımız Kadın Emeği Ofisi ile kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesinin teminatı olacağız. İBB’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eylem Planını ve Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme uygulamalarını hayata geçireceğiz. Biliyorsunuz 18 günlük icraatım süresince ulaşım ve su ile ilgili vermiş olduğum indirim sözlerini hayata geçirdim. Sırada 0-4 yaş bebeği olan annelere, öğrenci olmayan tüm gençlere ve 12 yaş altı çocuklara ulaşımla ilgili verdiğim sözler var. Tekrar edilen seçimler benim seçilme, İstanbullunun seçme hakkına yapılan gasp olduğu gibi, İstanbul’un kadınlarının, çocuklarının, yoksullarının, gençlerinin, yaşlılarının da beklediği hizmetlere yapılmış bir darbedir. İstanbul seçmeninin buna gereken cevabı 23 Haziran’da vereceğine inanıyorum.

“8 Mart, kadınlar için bir sosyal haktır, Beylikdüzü Belediyesi’ndeki tatil uygulamasını İBB’ye de taşıyacağım”

Kadınca.eu: Berlin ve İstanbul kardeş şehirler. Berlin, bu yıl eyalet genelinde “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nü resmi tatil ilan etti ve bir yıl boyunca “kadın, toplumun ve siyasetin yarısıdır” sloganıyla tüm yönetimlerde ve meclislerde kadın ve erkeğin yarı yarıya temsili için çeşitli projeler, programlar yürütüyor. Siz “İstanbul’un seçilmiş başkanı” olarak Berlin’deki çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? İstanbul için de benzer çalışmalar düşünülebilir mi?

Ekrem İmamoğlu: Beylikdüzü Belediye Başkanlığım süresince tüm Cumhuriyet Halk Partili belediyeler gibi, kadın belediye çalışanı arkadaşlarımın bir  sosyal hak olarak 8 Martları tatil olarak geçirmelerini sağlamıştım. Elbette ki bu uygulamayı İBB’ye de taşıyacağım. Umuyorum ki bu uygulama da diğer yaptığım ve söylediklerim gibi kopyalanır ve tüm Türkiye’de bu uygulamanın ilham kaynağı oluruz. Dediğim gibi yönetim kademelerinde kota uygulamayı ben de hedefliyorum. Berlin’deki söz konusu programlar ve projeler bizim de paylaştığımız, katıldığımız uygulamalar. Hedefimiz toplumsal cinsiyet eşitliğinin belediyenin ana akım politikası haline gelmesi.

Berlin-İstanbul Kardeşliği: “Alman vatandaşlarının Türkiye’deki ev sahibi biz olacağız”

KADINCA.eu: Bu yıl Berlin-İstanbul kardeşliğinin 30. yılı. Yeniden seçildiğiniz takdirde Berlin ile ne tür proje ya da işbirliği çalışmaları öngörüyorsunuz?

Ekrem İmamoğlu: İstanbul yıllardır Avrupa şehirleri ile işbirliğini kağıt üzerinde sürdürmüş, karşılıklı iletişim ve etkileşimi sağlıklı bir şekilde yürütememiş bir şehir. 23 Haziran sonrasında görevime kaldığım yerden devam ederken uluslararası işbirlikleri ve iletişimi bambaşka bir noktaya taşıyacağım. Ben İstanbul ve Berlin’in birlikte yürüyebileceği, birbirinden öğrenebileceği pek çok şey olduğuna inanıyorum. Ayrıca başta Berlin olmak üzere pek çok Alman vatandaşının Türkiye’yi ziyaret etmek, başta İstanbul olmak üzere tarihi ve turistik zenginliklerini yaşamak istediğini biliyorum. Berlin ile ilişkilerimizi en üst düzeyde sürdürerek Alman vatandaşlarının Türkiye’deki ev sahibi biz olacağız.

Yurtdışındaki vatandaşlarımız: “Kimse gelecek için kaygılanmasın, çünkü her şey çok güzel olacak!”

KADINCA.eu: Pek çok yerde olduğu gibi Almanya’da da “İstanbul’un seçilmiş başkanı” olarak kabul ediliyorsunuz. Türkiye paralelinde Almanya’daki Türklerin size olan sempatisi her geçen gün biraz daha artıyor. Bu bağlamda size destek çalışmaları yapıldığını biliyoruz. Örneğin Avrupa ve Amerika’da yaşayan bir grup Türkiye vatandaşının https://tamamhadi.com sitesi üzerinden başlattığı kampanya ile ailesinin yanına giden, özellikle genç seçmenin 23 Haziran’da oy kullanmalarını teşvik etmek amacıyla başlattığı kampanya geniş kesimlerce desteklendi. Bu husustaki görüşleriniz nedir?

Ekrem İmamoğlu: Son yıllarda Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi koşullar nedeniyle yurtdışına göç ciddi derecede artmış durumda. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı ‘Uluslararası Göç İstatistikleri’ raporuna göre, son yıllarda Türkiye’den göç eden kişi sayısında büyük tırmanış var. Aynı veriler sayının 250 bini aştığını, ekonomik kaybın yüz milyar dolarlarla ifade edildiğini gösteriyor. Yani Türkiye, bu kaynaklarını bu topraklarda kullanamıyor.

Hem bana hem seçim kampanyamıza yapılan bütün bu destekleri yurtdışında yaşayan yurttaşlarımızın kendi geleceğini bu topraklarda tekrar kurma, ülkesiyle bağlarını güçlendirme mücadelesi olarak görüyorum. Memleketini seven, sevdiklerinin hasretiyle yurtdışında çeşitli zorluklarla baş etmeye çalışan vatandaşlarımız, bu memlekette yaşayan herkesin daha iyi bir yaşamı hak ettiğini çok iyi biliyorlar. Verdikleri destek Türkiyemiz ve demokrasimiz için çok, çok değerli. Kimse gelecek için kaygılanmasın; çünkü her şey çok güzel olacak!

“Çatışmacı, dilden Türkiye gibi, Avrupa da yoruldu”

KADINCA.eu: Eskiden Almanya’daki Türklere mikrofon uzattığımızda “elini masaya vuran, Avrupa devletlerine karşı hakkımızı arayan Erdoğan’ı destekliyoruz” diyorlardı. Bugün ise “Güler yüzlü, yapıcı, samimi Avrupai başkanı destekliyoruz” şeklinde konuşuyorlar. Türkiye’yi takip eden, gönlüyle hep oraya bağlı bu topluluktan yola çıkarsak, Türkiye’de siyasete bakışta bir dönüşüm olduğunu söyleyebilir miyiz? Ve “Avrupai başkan” olmak konusunda siz ne düşünüyorsunuz ?

Ekrem İmamoğlu: Öncelikle şunu söyleyeyim ben bu toprakların kültürü, inancı ve Cumhuriyet değerleri ile yetişmiş bir ferdiyim. Bu memleket hoşgörü, kardeşlik, çok seslilik, paylaşma, dayanışma değerlerinin yeşerdiği geliştiği bir memleket. Ve bu değerler aynı zamanda gelişmiş tüm ülkelerin paylaştığı evrensel değerler. Sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın ihtiyaç duyduğu değerler bunlar. Çatışmacı, dışlayıcı, düşmanlaştırıcı dilden Türkiye gibi, İstanbul gibi Avrupa’nın da yorulduğunu gözlemliyoruz. Avrupa’nın, Türkiye ile ilişkilerde de yapıcı ve sürekli bir iletişime ihtiyaç duyduğunun farkındayız. Biz bunu İstanbul’dan başlatıp tüm Türkiye’ye yayılması için bir köprü olabileceğimize inanıyorum.

“23 Haziran’da demokrasi kazanacak, hukuk kazanacak, Türkiye kazanacak”

Kadınca.eu: Aynı şekilde dünya da sizi yakından takip ediyor. Özellikle Almanya’daki siyasetçiler, İstanbul’da seçimin iptaliyle birlikte sizin nezdinizde Türkiye’nin bir demokrasi sınavından geçtiğini ifade ediyorlar. Sizin bu değerlendirmeye bakışınız nedir? Türk demokrasisi bu sınavı geçebilecek mi? Nasıl?

Ekrem İmamoğlu: Yüksek Seçim Kurulu’nun seçimin iptali ile ilgili kararı,  halkımızın vicdanında kocaman bir sıfır değerindedir. Bu hukuk adına demokrasi adına bir hezimettir. Bu hukuki olmaktan çok siyasi bir karar olarak görülüyor.

Neden görülmesin ki? Bakınız ilk 12 sayfa sadece AK Parti itiraz dilekçesinin özeti. 84 sayfa YSK’nın yazışmaları. Tembel öğrencinin kompozisyonu gibi…  İçi bomboş. Hukuk adına hiçbir şey göremeyeceksiniz. Çok açık ve net, halkımız da bu gerçeklerin farkında.

Ama daha ötesi bir durum var. Demokrasi mücadelesi veriyoruz. Demokrasi mücadelesi sadece bana değil herkese lazım, her partiye… AK Parti’ye, MHP’ye, İYİ Parti’ye CHP’ye, HDP’ye lazım.

Beni 31 Mart’ta İstanbullu yurttaşlarım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçti. Bu gerçeği ve manipülasyonları, çarpıtmaları AK Parti ve MHP seçmeni de çok iyi biliyor. 23 Haziran’da İstanbullu yurttaşlarımın İBB başkanlığımı tekrar tasdik etmenin yanı sıra demokrasiyi de tesis edeceğini hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Bizler daha önce yaptığımız gibi, yine 16 milyon İstanbullu olarak tüm oyların, sandığın ve demokrasinin bekçisi olacağız. Demokrasi kazanacak, hukuk kazanacak, İstanbul kazanacak ve tabii ki Türkiye kazanacak.

Özlem Coşkun – Berlin.KADINCA.eu– 27.05.2019 – 22:00

Grafik kaynak: HerSeyCokGuzelOlacak.de /
Süleyman Ağır / Trio-Agentur – Berlin / Spandau

Portre kaynak: Erdoğan Karayel

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*