“JEIN” KARARSIZLIĞIN BÜYÜK RESMİ

“Jein” kelimesi, Almanca “Ja” ve “Nein” yani “Evet” ve “Hayır” kelimelerinden türetilmiş, arada kalmayı ya da kararsızlığı ifade eden bir kelime. Ayrıca Berlinli illüstratör-ressam Büke Schwarz’ın Şubat ayında yayınlanan çizgi romanının da adı.

Çizgi roman adıyla müsemma, çizerinin hem Türk hem de Alman olmasının zenginliğini ve belki de kararsızlığını taşıyan bir öyküde hayat buluyor.

Sanatçının biyografisinden önemli izler taşıdığı anlaşılan “Jein”ın kahramanı Elâ Wolf, “yarı Türk” ve Berlinli. “Yarı Türk” olmasının sanatıyla ve yaşamının geri kalanıyla pek bir ilgisi bulunmuyor. Yani Türk yanı, 16 Nisan 2017’ye dek, elimizdeki çizgi romana göre, Elâ’yı özellikle damgalamış değil. Ama bu tarih, kitabın tanıtımlarında da değinildiği gibi, Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan’ın kötü şöhretli “Anayasa referundumu”nu gerçekleştirdiği ve “demokrasiyi rafa kaldırdığı” tarihtir.
Çizgi romanın kahramanı Ela, “Jein”da, ömründe ilk kez “ikinci vatanındaki acı gerçekle” yüz yüze kalıyor. Ama asıl karşı karşıya kaldığı şey, Türk siyasal yaşamı. Elâ, bu kendisi için çok yeni “toplumsal gerçeklikle” sanatsal bir tartışma içine girmeye zorunlu mudur? Eğer zorunluysa, bu tartışma nasıl bir biçim alacaktır? Kitap bu soru çevresinde dönüyor.

Artı 49’un Büke Schwartz ile gerçekleştirdiği bu ilginç röportajı biz de KADINCA.eu olarak okurlarımız için derledik…

KARARSIZLIK İFADESİ AMA…

Jein, Büke Schwartz’ın hem ilk kitabının başlığı hem de çizgi romandaki bir serginin adı. Bir başka ifadeyle, kararsızlık ifadesi olan “jein”, serginin de adı.

Siyaset, sanat veya başka alanlarda hayati önemdeki soruları jein gibi bir kararsızlık ifadesiyle yanıtlamak mümkün değil, özellikle günümüzde. Bir kesinlik, bir kararlılık gerekiyor, bağlantılar son derece karmaşık bile olsa. Nitekim çizgi romanın kahramanı Elâ, sergiyi diğer Berlinli sanatçılarla birlikte planlarken, birden muhafazakâr babası sahneye çıkıyor ve “kararsız” kızını yeni kararlar almaya zorluyor.

Büke Schwarz, bir Alman-Türk olarak, bu ilk kitabında, hem Alman Türklerin ilk vatanları Türkiye’deki değişimlere, Erdoğan rejiminin sertleştirdiği sansür uygulamalarına ve izlediği siyasetin Almanya’daki Alman-Türkler üzerindeki etkisine ışık tutuyor, hem de sanat dünyasının iç yapısına, sanatın siyasetle değişken ve kesinlikten uzak ilişkisine bir göz atmayı mümkün kılıyor.

Rahat çizgiler ve lekelerle, sevimli, mizahi yanı ağır basan, yaşama at gözlükleriyle bakmayı reddeden hareketli bir çizgi roman bu.

Büke Schwarz, kültürel kimlik, siyasi katılım gibi güncel sorunları da gözden kaçırmadan işliyor konularını ve içerdiği, görünür kıldığı enerjiyle de yeni çalışmalarının haberini vermiş oluyor. Kendisinden ileride de çok söz ettireceği anlaşılan Berlinli bir Türk kadın sanatçı, kimselere sormadan sahneye çıkıveriyor. Almanya’nın böyle sürprizlere hazır olup olmadığını bilmiyoruz, test edeceğimiz söylenebilir.

BÜKE SCHWARZ KİM?

1988 Berlin doğumlu sanatçı, yükseköğrenimini Berlin ve Londra’da güzel sanatlar alanında, resim ve grafik dallarında tamamladı. Berlin Güzel Sanatlar Üniversitesi’ni (UDK) Valerie Favre’ın öğrencisi (“Meisterschüler”) olarak bitiren Schwarz, daha sonra “HBKsaar”dan da resimle ardışık anlatım dalında master derecesi aldı.
Sinemaya özel bir yakınlığı olduğunu saklamayan sanatçı, çalışmalarında karanlık, hüzünlü konulara olduğu kadar mizah yüklü motiflere de ağırlık veriyor. Resim, desen, illüstrasyon, video, çizgi roman gibi her alanın ve her “öykü”nün özgün ve uygun bir sahneye ihtiyaç duyduğunu, zaten “Jein”a da bu nedenle bir çizgi roman formatını uygun gördüğünü belirtiyor.

Özlem Coşkun – Berlin.KADINCA.eu – 08.06.2020 – 16:00
Kaynak: +49.com – BERLİN ve Avrupa-Kultur.eu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*