KORONA VİRÜSÜN İŞ DÜNYASINDAKİ YANSIMALARI

“Almanya gerek sağlık, gerek ekonomik açıdan son derece güvenli bir ülke”

Korona virüsün yol açtığı zararlardan tüm dünya etkilendi, aynı şekilde Almanya da… Başkent Berlin’deki Türk iş insanları KADINCA.eu’ya bu çerçevede yaşananları iş dünyasındaki yansımalarıyla değerlendirdi.

TDU Türk Alman İşverenler Derneği Başkanı ve Kaplan Döner’in sahibi Remzi Kaplan, Almanya’nın gerek sağlık gerek ekonomik alanda aldığı önlemlerle güvenli bir ülke olduğunu tüm dünyaya ispatladığını ifade etti. Remzi Kaplan, “Bu Korona sürecinde, Almanya sözünü ivedilikle tuttu. Sağlık alanındaki alt yapısı ve güçlü ekonomisiyle hiçbir vatandaşını, hiçbir işverenini mağdur etmedi” dedi.

Almanya’nın 27 Mart tarihinden itibaren küçük ve orta ölçekli işletmelere, çalışan eleman sayısıyla orantılı olarak yardım paketleri sunduğunu belirten Kaplan, internet üzerinden yapılan başvuruların iki üç gün içinde yanıt bulduğunu ve paraların hesaplara geldiğini söyledi.

Bu başvurular konusunda Türk Alman İşverenler Derneği TDU olarak, kendilerine yardım paketleri konusunda danışan iş insanlarını ve üyelerini yönlendirdiklerini aktaran Remzi Kaplan sözlerini şöyle sürdürdü: “Hizmet konusunda bir sistem oluşturduk, pazartesinden cumaya hergün saat 10 ile 15 arasında TDU’da telefonlara cevap vererek, internet üzerinden formların doldurulmasına yardımcı olundu.”

“Korona bize güçlü devlet olmanın ne anlama geldiğini gösterdi”

Berlin’in tanınmış semtlerinden Kreuzberg’de ocakbaşı restoran Yeni Adana Grillhaus’u işleten Türkan Köse de, korona virüsün etkilerinin yaşandığı süreçte dünya devletlerinin ciddi bir imtihandan geçtiğini belirterek, “Korona bize güçlü devlet olmanın ne anlama geldiğini gösterdi. Sunduğu sağlık ve sosyal hizmetler sayesinde Almanya büyük ölçüde virüsü kontrol altına aldı. Güçlü ekonomisiyle işverenine güvence sağladı. Böylece işletmeler çalışmasalar bile kiralarını ödeyebildiler, masraflarını karşıladılar. Aynı şekilde aile bütçeleri ayakta kalabilsin diye aileler için çocuk paralarına ek ödenekler çıkarıldı. Bence güçlü devlet olmak böyle bir şey” şeklinde konuştu.

“Ancak güven veren bir ülkede işletmeci üretim kapasitesini geliştirebilir”

Aynı şekilde H&V Möbelland’ın sahibi ve işletmecisi Veli Tüfekçi de Almanya’nın bireye ve topluma güven veren bir ülke olduğunun altını çizerek, böyle bir ülkede yaşamaktan dolayı mutlu olduğunu dile getirdi. Mobilya üreticisi ve mağaza işletmecisi Veli Tüfekçi, “Almanya küçük ölçekli işletmelere çok hızlı bir şekilde, hiç bekletmeden yardımlar yaptı. Sırada büyük ölçekli işletmeler var, onlara da kredi boyutunda yardımlar yaplacak” diyerek şunları ekledi: “İşletmecinin kendini güvende hissetmesi çok önemli. Böyle bir süreçte doğacak endişeler muhakkak ki, üretimi sekteye uğratabilir. Ancak güven veren bir ülkede işletmeci üretim kapasitesini geliştirip büyüyebilir.”

“Yardımlar suistimal edilmemeli”

İşletmeciler beraberinde söz konusu yardımların suistimal edilmemesi gerektiğine de dikkat çekti. H&V Möbelland’ın sahibi Veli Tüfekçi, “Bazı art niyetli insanların bu yardımları suistimal edebileceğini düşünüyorum. Bu karşılıklı güveni zedeleyebilir. Bunun neticesinde iş dünyasında bazı elenmeler de olacaktır” dedi.

TDU Başkanı Remzi Kaplan da alınacak yardımların belirli kurallara riayet edilerek alınması gerektiğini vurguladı. Kaplan bu doğrultuda “İş dünyasındaki arkadaşlarımızdan ricam, faturaların tutulması ve çalışanların sayısının bildirilmesi hususunda daha sağlıklı çalışmaları” diye konuştu.

“Sevdiklerimiz ve toplumun geleceği için evde kalmaya devam”

İşletmeciler, virüse yönelik önlemler nedeniyle yüzde 20 kapasiteyle çalıştıklarını, zamanlarını büyük oranda evlerinde geçirdiklerini aktardılar.
Yeni Adana Grillhaus’un sahibi Türkan Köse, çocuklarının sağlığı için onları mümkün mertebe az ziyaret ettiğini belirterek, bunun hem sevdiklerini korumak, hem de toplumsal sorumluluk adına bir gereklilik olduğunun altı çizdi.

TDU Başkanı Remzi Kaplan, ikiz torunları olduğunu ama onları virüs nedeniyle göremediğini ifade ederek, internetin görüntülü olanaklarından faydalanmak suretiyle özlem giderdiğini söyledi. Kaplan, kızının torunlarının fotoğrafının üzerinde olduğu, “Dedeciğim, kucaklaşabilmemiz için lütfen evde kal” diye bir yazı gönderdiğini kaydederek, “Sevdiklerimiz ve toplumun geleceği için evde kalmaya devam edelim” dedi.

İşletmeci Veli Tüfekçi de torununu bir süredir kucaklayamadığını, görüşmeleri genellikle görüntülü aramalar şeklinde yaptıklarını ama bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmak için bunun elzem olduğunu söyledi.

“Evde kalma süreci internetin olanakları konusunda zihnimizi açtı”

Veli Tüfekçi ayrıca, ilgili sürecin internetin olanakları konusunda zihin açıcı olduğunu belirtti. Tüfekçi kişisel iletişimden, üretime kadar internet teknolojisinin geleceği şekillendireceğini savundu. Tüfekçi, “İnternet tek noktaya bağımlı olmadan çalışma özgürlüğü veriyor. Ben bu süreçte bunu fazlasıyla keşfettim. Örneğin artık müşterimize verdiğimiz bir link sayesinde o evinde biz büromuzda, onun yönlendirmesiyle evinin bir köşesini istediği gibi dizayn edebiliyoruz” diye ifade etti.

Özlem Coşkun – KADINCA.eu – 10.04.2020 – 23:30

Fotoğraflar: Hüseyin İşlek, Münir Bağrıaçık, Sadık Karslı ve AYPA

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*