RUHUMUZA DETOKS YAPAN TATİL, İHMALE GELMEZ

21. yüzyılda gelişen teknoloji ile birlikte, özellikle büyük şehirlerde çalışanlar için yaşam her geçen gün daha karmaşık ve stresli bir hal almaya başladı. İşyerlerine ulaşmak için kat edilen uzun mesafeler, yoğun trafik, stresli ve uzun çalışma saatleri günümüz çalışan insanının sınırlarını fazlasıyla zorluyor. Öyle ki 30 yaşında olup da, emekliliğine kalan yıllarını hesaplayan birini gördüğümüzde şaşırmıyoruz artık.
Hal böyle olunca, çalışanlar yoğun çalışma temposundan uzaklaşıp, kendilerine ve sevdiklerine kaliteli zamanı ancak tatil zamanlarında ayırabiliyor, deyim yerindeyse tatil dönemlerinde gerçek anlamda özgürleşiyorlar. Bu nedenle, tatiller, çalışan bireylerin yoğun çalışma dönemlerinde iple çektikleri, düşüncesinin bile psikolojik rahatlama sağladığı bir kavram haline geliyor. Yeterli tatil yapmayan çalışanların “tükenmişlik sendromu” ile birlikte depresyon, kaygı bozukluğu, anksiyete, panik atak gibi psikiyatrik rahatsızlıklara yakalanma riski artıyor. Yılın belli dönemlerinde tatilini kaliteli biçimde geçiren çalışanın işyerindeki performansında artış gözleniyor.

ÖZGÜRLEŞMEK İÇİN TATİL..
Psikiyatrist Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney tatil yapmanın faydalarını anlattı. Türk Dil Kurumunun sözlüğünde tatilin, “Kanun gereğince çalışmaya ara verileceği belirtilen süre, dinlenme, eğlenmek, dinlenmek amacıyla çalışmadan geçirilen süre” olarak tanımlandığını dile getiren Üney, “Yani tatiller çalışma dönemleri değildirler. Akıllı cep telefonlarının ortaya çıkışı, tablet bilgisayarların kullanımında artış, diz üstü bilgisayarların her yere taşınacak kadar hafif malzemelerden yapılması ve her ortamda internete kolay ulaşım bizlere çeşitli avantaj ve dezavantajlar getirdi. Bu teknolojik aletlerin yardımıyla; kalacağımız otel, yol bilgisi, sabah kahvaltısı için gidilecek mekân, akşam yemeğinde gidilecek restoran, eğlence mekânları, tercih edilen beachler, akıllı telefonlara dokunarak kolaylıkla erişilebilecek bir duruma geldi. Bu bir avantajdır. Ancak aynı teknolojik aletler, tatilleri de bir iş ortamına çevirmeye başladı. Günümüzün çalışma koşullarındaki farklılık, tatilin de anlamını değiştirmeye başlamış oldu.” diye konuştu. Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, tatilin faydalarını şöyle sıraladı:


• Stresten uzaklaştırır,
• Monotonluktan kurtarır,
• Sosyal aktiviteleri arttrır,
• Farklı yemekler ve içecekler tatmamız için bir fırsat oluşturur,
• Yeni insanlarla tanışmamıza olanak sağlar,
• Yeni tecrübeler yaşamamızı sağlar,
• İç dünyamızı zenginleştirir,
• Eğlenmek, kitap okumak, film seyretmek (hobiler) için fırsat oluşturur,
• Beynimiz için bir detoks fırsatı oluşturur,
• İşyerindeki yoğunluktan ve sorunlardan uzaklaştırır,
• Çalışma dönemi için dayanıklılığımızı artırır.

TATİL DÖNEMİNDE ÇALIŞMAK, RUHU HASTALANDIRIYOR
Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney,” Ancak günümüzde tatilde bile işle ilgili maillere, telefonlara cevap vermek, tatilde rapor hazırlamak, işle ilgili çalışmalar yapmak tatilin faydalarından yeterince yararlanamamayı getirir. Günümüzdeki moda terimle evden çalışma yerine, tatilden çalışma şekli oluşur. Bu da kişinin yeterince dinlenememesine ve tatilden umulan faydanın sağlanamamasına neden olur. Bu nedenle, çalışanların tatile çıkmadan önce tatilde çalışmama konusunda hem işyeriyle anlaşması, hem de verdiği bu söze kendisinin de uyması gerekir. Bununla birlikte, tatilde işten gelen telefonların cevaplanmaması ve maillere cevap verilmemesi önemlidir. Ancak bu şekilde, tatilin getirdiği yararlardan faydalanılabilecektir.” diye konuştu.
Kaynak: www.cnnturk.com

MUTLU OLMAK İÇİN TATİL…
Tatilbudur.com’un 2016 yılında Türkiye’den 1600 kişi ile gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarına göre, tatil yapmak genelde sanılanın aksine dinlenmek değil; mutlu olmak, kendini keşfetmek ve özgür olmakla anlamlandırılıyor. Son yıllarda tatilcilerin giderek farklı ve yeni destinasyonları talep ediyor olması da, araştırmanın sonuçlarını bir anlamda doğruluyor. En önemli sonuç ise tatil davranışlarındaki en belirgin değişikliğin, uzun seyahatler yerine kısa ve sık aralıklarla ve daha fazla tatil yapmak olduğunu gösteriyor.
Tatil ifadesi yüzde 32.4 oranıyla ilk olarak mutluluğu çağrıştırıyor yani tatil ve mutluluk eşdeğer kabul ediliyor. İkinci sırada yüzde 22.2 oranıyla huzur geliyor. Üçüncü olarak da yüzde 19.4 ile tatilin kendini keşfetmek ve kendini dinlemek olarak algılandığı ortaya çıkıyor. Yüzde 17.4’lük kesim ise tatili özgürlük olarak algılarken, yalnızca yüzde 1.5’lik bir grup tatili dinlenmek olarak algılıyor. Türkiye’de en çok talep edilen tatil türlerine bakıldığında ise deniz tatilinin yüzde 84.3 oranıyla diğer tatil modellerinden çok daha fazla talep edildiğini gösteriyor. Bunu yüzde 52.8 ile şehir otelleri, yüzde 41.6 ile kültür turları, yüzde 41.6 ile termal oteller, yüzde 33.7 ile kayak tatili, yüzde 29.2 ile gemi turları takip ediyor. Tatile kimin karar verdiğine bakıldığında; yüzde 53 oranında tatili satın alan kişi karar veriyor. Yüzde 18 oranında ise eşler kararları belirliyor. Yüzde 16’lık bir kesim de ailece birlikte karar verdiğini söylüyor. Yüzde dokuz oranında küçük bir grup ise tatil kararını çocuklarının verdiğini ifade ediyor.

Pınar Serdaroğlu – Berlin.KADINCA.eu – 05.08.2019 – 19:30

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*