RUHUN RENKLERLE DANSI: AHŞAP BOYAMA SANATI

Ahşap boyama, ham ahşap ürünlerini ya da evlerimizdeki eskimiş ahşap eşyaları çeşitli boyalar, malzemeler ve farklı yapım teknikleri ile dizayn ederek yeni, fonksiyonel, dekoratif ürünler elde etme işlemine verilen isim. Böylesi keyifli ve terapi etkisine sahip bu uğraşının en yalın tanımı bu olsa gerek.

Bundan 5 sene öncesine kadar ahşap boyama sanatı ile uzaktan yakından ilgim yoktu dersem yalan olmaz. Bu teknikle yapılan dekoratif ürünleri çok şık bulmama karşın, kendimde bu yeteneğin olmadığına inanıyordum. Ta ki değerli dostum Ceylan Özel’in Ankara Ayrancı’daki atölyesine uğrayana kadar. Ceylan, yıllarca yoğun ve stresli çalışma hayatının temposundan yorulduğunu ve tükendiğini hissettiği bir dönemde, cesur ve kararlı bir duruşla Ayrancı semtindeki ahşap boyama atölyesini hayata geçirdi. Atölyeyi ilk ziyaret ettiğimde daha önce hiç hissetmediğim bir şey hissettim: Rengarenk boyalar, fırçalar, ahşap malzemeler, dekorlar içinde bambaşka bir boyuta taşınmış gibiydim. Atölye küçük ama çok şirindi. Ceylan’ın tasarladığı ürünler dekoratif ve etkileyiciydi. İlerleyen günlerde atölyeyi ziyaret etmeye devam ettim. Şanslıydım çünkü çalıştığım kurumun o dönemdeki ek binası atölyeye çok yakındı. Öğle tatillerinde bile uğramak mümkündü.  Boya kokularına atölyeye gelen öğrencilerin keyifli kahkahaları ve fondaki klasik müzik karışıyor, bir yandan sohbet ederken bir yandan da öğrencileri ve Ceylan’ı izliyor, huzurla kahvemi yudumluyordum.

Atölyeyi ziyaret ettiğim bir gün, Ceylan bana “sen de boyasana, çok keyif alacaksın. Ahşap boyama hobi olmanın ötesinde terapidir “ dedi. Mızmızlanmama ve “yapamam” diye diretmeme rağmen, “denemelisin” diye ısrar edince elime fırçayı aldım. Çok iyi hatırlıyorum, tasarladığımız ilk ürün küçük kahve tepsileriydi ve inanılmaz şirinlerdi.  Değerli dostumun bana öğrettiği teknikler ve püf noktaları sayesinde ahşap boyama sanatına olan ilgim günden güne arttı. Öyle ki evimizin salonundaki iki büyük fiskos sehpadan tutun da dekorasyon amaçlı kullanacağım bir çok ürünü kendim tasarlayıp boyadım; büyük bir keyifle… O denli ki, ki mesai günlerinde öğle aralarında atölyeye gidiyor, boyuyor, boyuyor, boyuyordum.

AHŞAP BOYAMANIN TERAPİ ETKİSİ:

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde  tedavi gören psikiyatri hastalarına, ahşap boyama kursu ile  terapi uygulandığını okumuştum. Haberde  günlük 70 hasta 9 usta öğretici 1 hemşire ile hastalara günde 1 saat ahşap boyama ve çeşitli uğraş kurslarının verildiğinden bahsediyordu.

Farklı bir haberde, Necip Fazıl Şehir Hastanesinin ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ortaklaşa yürüttüğü programla, hastanenin psikiyatri servisindeki hastaların ağır geçirdikleri psikolojik rahatsızlıkların ardından iş, beceri ve spor merkezine alındığı, görüşmelerin ardından kişisel gelişim ve becerilerine göre yönlendirilen hastaların tedavi süresinin bu yöntem sayesinde kısaltıldığından bahsediyordu.  Ahşap boyamanın da içlerinde bulunduğu kişisel gelişim ve uğraşı kursları sayesinde, hastaların tedavilerinde çok olumlu sonuçlar alındığı belirtilen haberde şizofren, depresyon, manik depresif ve psikojenik ağrıları olan hastaların bu sayede tedavi edilebildiği belirtiliyordu.

Aslına bakarsanız tüm hobilerin ortak özelliği “kişide terapi etkisi yaratması”. Stresli ve yoğun şehir ve çalışma hayatında hobilerimize ayırdığımız zaman, bizleri daha mutlu ve huzurlu bireyler haline getiriyor. Ahşap boyama sanatı, içimizdeki özgür ve yaratıcı ruhu ortaya çıkartarak stresli ve gergin ruh halinden sıyrılmamıza ve iç huzuru yakalamamıza yardımcı oluyor. Bir nevi meditasyon etkisi: Aynı yogada olduğu gibi.

NEDEN AHŞAP ?

İnsanlığın kullandığı en eski geçmişe sahip yapı malzemesi olan ahşap Anadolu’da upuzun bir geçmişe sahiptir. Günümüzde varlıklarını sürdüren yüzlerce yıllık ahşap evler bunun kanıtıdır.  Ahşap; yaşayan, doğal, nefes alan yapısı ile insan doğasına en yakın malzemedir. Günümüz ve geleceğin çevre ve enerji sorununa yanıt veren doğal bir üründür.

  • Ahşap yüksek bir taşıma gücüne sahiptir: Ahşabın ağırlık ve taşıma gücü oranı, betonarme ve çelikten yüksektir. 1 kg. ahşap, 1 kg beton ya da çelikten daha fazla yük taşır. Ahşap ile 250 metreye kadar açıklıklar bile kolonsuz geçilebilmektedir.
  • Ahşap doğa şartlarına ve depreme dayanıklıdır.
  • Hava şartlarına, kimyasallara dayanıklılık bakımından en ön sırada gene ahşap gelmektedir.
  • Depremde güvenilirlik bakımından en yüksek notu yine ahşap almaktadır.
  • Ahşap sağlıklıdır: Üstün ısı ve nem yalıtımı özellikleri ile ahşap yapılar ve malzemeler içinde yaşanacak en sağlıklı ortamı sunmaktadır.
  • Ahşap kaynağı yenilenebilen tek yapı malzemesidir.
  • Ahşap, üretimi ve işlenmesi için en az enerji gerektiren yapı malzemesidir. Bilinenin aksine ahşap kullanmak ormanların azalmasını değil daha bilinçli olarak yaşatılmasını sağlar.

Özetleyecek olursak: Ahşap hafiftir, depreme dayanıklıdır, beton ve çelikten daha uzun ömürlüdür, bakımı demir ve çelikten çok daha kolaydır, insan metabolizmasına en uygun yapı malzemesidir, yapımı kolaydır.

Kaynak : www.enyesilankara.org

Gelelim bugüne… Aradan yıllar geçti. Bu süre zarfında ahşap boyama benim için hem keyifli bir hobi, hem de para kazandığım bir alan haline dönüştü. Konuya ilgi duyanlar instagramda dekorasyon_ruhu sayfasına göz atabilir. Birazdan kendime orta şekerli bir Türk kahvesi yapıyor ve odamdaki kütüphaneyi yenilemeye başlıyorum. Evinizdeki eski ahşap eşyaların yenilenmesinde uyguladığımız yöntemler bir sonraki yazımızda…

Pınar Serdaroğlu – Berlin.KADINCA.eu – 12.03.2019 – 00:50

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*