“SU VE VİCDAN NÖBETİ”NE BERLİN’DEN DESTEK

“Çevre katliamlarını durdurmak bir demokrasi sınavıdır ve partiler üstü bir çabadır”

Kaz Dağları / Kirazlı’da altın arama projesi nedeniyle 200.000’e yakın ağacın kesilmesinin ve olası siyanür kullanımının yol açabileceği zararların ortaya çıkmasının ardından bölgede başlatılan yoğun katılımlı “Su ve Vicdan Nöbeti” 3. haftasına girdi. Türkiye’de çığ gibi büyüyen tepkilere bir destek de Berlin’den geldi. CHP Berlin Birliği, 9 Ağustos’ta Berlin’in Kreuzberg ilçesinde, başta Kaz Dağları’nda olmak üzere Türkiye’de yaşanan çevre ihlallerine dikkat çekmek için bir protesto eylemi düzenledi. Eyleme katılan CHP Berlin teşkilatı üyeleri ve çevre gönüllüleri taşıdıkları pankartlarla bu konudaki tepkilerini dile getirdiler. CHP Berlin Birliği Başkanı Kenan Kolat Kaz Dağları’nda yaşanan çevre ihlallerinin olası zararlarını Türkçe ve Almanca olarak paylaştı. Kenan Kolat, KADINCA.eu’ya yaptığı açıklamada çevre konusunda yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen Türk toplumunda artan çevre duyarlılığının önemine dikkat çekti. Kolat, bu husustaki siyasi tartışmalara da değinerek “Çevre katliamlarını durdurmak Türkiye için bir demokrasi sınavıdır. Ve hepimiz için de siyaseti aşan, partiler üstü bir çabadır” dedi.

“Karşıtlık üzerinden çözüm üretemeyiz”

CHP Berlin Birliği Başkanı, Türkiye’deki çevre sorunlarına dair bilgileri aktarırken, bunu ideolojik ve siyasi bir konu olarak görmemek gerektiğini vurguladı. Kolat “Olaya çevre açısından bakmak gerekiyor. Karşıtlık üzerinden çözüm üretemeyiz. Türkiye’de bu mesele çok çabuk Erdoğan karşıtlığına veya taraftarlığına dönüşebiliyor. Mutlaka Erdoğan’ın ya da onlara bağlı firmaların bir etkisi var. Yani siyasi sorumlular belli. Ama gelinen aşamada sorunumuz bu değil, çevre elden gidiyor. Acilen yapılması gerekene bakmalıyız” şeklinde konuştu.

Alman kamuoyu Kaz Dağları’nda olanlara neden ilgisiz?

CHP Berlin Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreter Yardımcısı Derya Kuru, Alman kamuoyunun aslında meseleyi bildiğini ama konuyu gündemlerine taşımadıklarını savundu. Derya Kuru, “Dünyanın başka yerinde benzer bir olay Almanya’da farklı yankı bulabilirdi. Bu ilgisizliği anlamakta açıkçası güçlük çektiğimi söylemeliyim” dedi. Genel Sekreter Yardımcısı, “Ama biz teşkilat olarak Almanya’daki çevre örgütü WWF (World Wide Fund For Nature) ile dirsek teması içindeyiz, yakın zamanda birlikte bir basın açıklaması yapmayı planlıyoruz. Ayrıca Almanya’daki Kanada Büyükelçiliği’ne de meseleyi taşıdık. Oradan cevap bekliyoruz” diye sözlerini sürdürdü. Derya Kuru, dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say’ın 18 Ağustos’ta Kaz Dağları’nda vereceği konseri işaret ederek, “Fazıl Say’ın bu duyarlı konseri, Kaz Dağları’nı uluslararası platforma taşımak konusunda önemli bir köprü olacaktır diye düşünüyorum” şeklinde görüşünü ifade etti.

CHP Berlin Birliği Başkanı Kenan Kolat ise, “Onlar bizi neden duymuyor diye değil, biz kendimizi nasıl duyurabiliriz sorusunu sormak” gerektiğini belirterek “Elbette Almanya’nın Türkiye tartışmalarında kimi zaman ne kadar yanlı olduğunu, ne kadar az bilgiye dayandığını görüyoruz. Bazı şeyler eskiye göre daha iyi de olsa, yapmamız gereken çok şey var” dedi.
Kolat, tatil döneminin ardından Almanya’daki diğer çevre örgütleriyle görüşeceklerinin ve siyasi partilerin çevre politikaları sözcüleriyle de bir araya geleceklerinin altını çizdi.

“Çevre duyarlılığı kadınlarla başladı, umut onlarla sürüyor”

CHP Berlin Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Derya Kuru, 30 yıl önce Bergama’da siyanürle altın aranmasını bölgede yaşayan kadınların protesto ettiğini hatırlatarak , “Türkiye’nin gündemine çevreyi ilk o kadınlar taşımıştı. Bugün çevre gönüllüleri Kaz Dağları’nda onbinleri buluyor. Ağaç katliamı çok büyük ve yerine dikilecek ağaçlar ekolojik dengeyi kuramayacak gibi gözükse de, gecikilmiş gibi gözükse de, kurtarılacak topraklar var. Artan sayımızla biz, kadınlar olarak umutluyuz, bu katliamları durduracağız” diye konuştu.

Berlin’deki “Su ve Vicdan Nöbeti” eylemine ayrıca CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek de telekonferans yoluyla katıldı. Beraberinde bölgeye fidan dikilmesi için bağış toplandı.

Kaz Dağları’nda neler oluyor? Kaz Dağları niçin önemli?

Kaz Dağları son günlerde çevre kıyımlarıyla gündemde. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen ÇED raporuna göre 45 bin, uydu görüntülerine göre 195 bin, Tarım ve Orman Bakanlığı’na göre ise 13 bin ağacın kesildiği Kirazlı’daki altın madeni projesi için tepkiler büyüyor. Ancak Kirazlı projesi tek değil. Bölge için yüzlerce altın arama ruhsatı bulunuyor.

Kanadalı Alamos Gold şirketinin Çanakkale’nin Kirazlı köyünde yürüttüğü altın madeni projesi, Türkiye’de büyük bir orman katliamının daha kapısını araladı. TEMA Vakfı tarafından ortaya konan uydu görüntülerine göre 200 bine yakın ağacın kesilmesine yol açan proje, çevre halkı ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oldu. Maden arama faaliyetine yakın bir bölgede başlatılan “Su Nöbeti” bugün 18. gününe girdi.

Çanakkale merkeze 30 km uzaklıkta olan maden alanı, aynı zamanda 180 bin insanın tek su kaynağı olan Atikhisar Barajı ile aynı su havzasında yer alıyor. TEMA Vakfı’na göre, maden alanının yüzde 98,7’si orman alanında bulunuyor. Bölgede 18 memeli, 41 kuş, 10 sürüngen ve 117 böcek türü yaşıyor.

Kaz Dağları’nda ayrıca yaklaşık 900 bitki çeşidinin yayılış gösterdiği tahmin ediliyor. Bu bitki varlığının 83’ü ülkemiz için endemik yani Türkiye dışında dünyada başka hiçbir yerde yetişmiyor. Ayrıca Türkiye’de başka yerde bulunmayıp yalnız Yunanistan ve diğer Balkan ülkelerinde sınırlı bir yayılış gösteren 31 nadir bitki türü de bu dağda hayat buluyor. İşte bu zengin florası nedeniyle Kaz Dağları’nın bir bölümü Milli Park ilan edilerek bilim otoritelerince önemli bitki alanı (ÖBA) olarak da tescillenmiş bir bölge.

Foto: (c) Gökçeada Tv
Foto: (c) Gökçeada Tv

Özlem Coşkun – Berlin.KADINCA.eu – 10.08.2019 – 21:30

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*