TARİHİN POTASINDA “NIKOLAIVIERTEL”

Almanya’nın başkenti Berlin’in her yerinden sanat ve tarih fışkırıyor desek, abartmış olmayız. Her gün yeni bir etkinliğe sahne olan Berlin, vakti zamanında Spree Nehri’nin kıyısında Cölln ve Berlin adlı iki balıkçı köyü olarak bölünmüş iken, 1307 yılında birleşmiş ve Berlin diye bilinir olmuş…


Tarihçiler, Berlin’in ilk yerleşim yerini Nikolaiviertel olarak kabul ediyor (1237). Bugünkü Berlin’in merkezinde olan söz konusu bölge, 2. Dünya Savaşı’nda büyük zarar görmüş, 1987’de ana ve ilk yapısı olan Nikolai Kilisesi esas alınarak yeniden inşa edilmiş. Bölge, tarihi yapıları, eski şehir evleri ve dar sokaklarıyla neredeyse ortaçağdaki planlamasına birebir sadık kalınarak kurulmuş. Spree kıyısındaki Nikolaiviertel, bugün Berlin’in en turistik yerlerinden biri. Ayrıca 5 müze, 22 restoran ve 50 farklı dükkan da burada yer alıyor.

Nikolaiviertel Festivali

Tarihin ve şimdinin iç içe geçtiği Nikolaiviertel, bu vasfı nedeniyle yedi yıldan bu yana da ilginç bir festivale ev sahipliği yapıyor.

Bu yıl 24-25 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen festivalin sloganı “Tarihin panayırı” ismini taşıyor. Zira festival, Nikolaiviertel sokaklarına kurulan tarihi panayır tezgahları ve bölgenin 700 yıllık tarihinin hemen hemen her dönemini yansıtan kostümler giymiş sakinleriyle sizi tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.

Bir köşede işkence sandalyesi ve aletleriyle ortaçağ engizisyon mahkemesinin bir duruşmasını görebilir, başka bir köşede Victoria tarzı kıyafetler içinde, lokomotif sembolünü fütürist bir anlayışla aksesuarlarına taşımış endüstri devrimi zenginleriyle sohbet edebilirsiniz.

Ya da şaşalı Barok kostümleri içinde kadın ve erkeklerinlerin dönem danslarını izleyebilirsiniz.

Prusya askerleriyle birlikte bir zamanlar Prusya İmparatoru Büyük Friedrich’in sarhoşluk verdiği iddiasıyla yasakladığı kahveyi yudumlarken, diğer yandan sokakları teftişe çıkmış İmparator Friedrich’le göz göze gelmek de olası.

Tabii bu arada, tarihi detayları marjinal bir biçimde bugüne taşıyan sanatçıların tezgahları süsleyen eserlerini de görmeden geçmemek gerekiyor.

Hatta, “tarihin potası” bu mekanda tarihi bir atmosferde geçen fenomen dizi “Game of Thrones”un karakterleriyle bile karşılaşabilirsiniz.

Festival iki gün sürüyor, ama festivali kaçıran okurlarımız üzülmesinler, çünkü Nikolaieviertel’e adım atar atmaz kendinizi zaten tarihin farklı bir döneminde hissediyorsunuz. Üstelik bölgede yer alan dükkanlardan her zaman dönem kostümleri ve aksesuarı almak mümkün.

 

Özlem Coşkun – Berlin.KADINCA.eu – 24.08.2019 – 22:00

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*