Toplumsal eşitliğin hayat bulduğu kurum “KÖY ENSTİTÜLERİ”

17 Mart’ta özel bir gösterimle Berlinli Türk izleyiciyle buluşan “Yücel’in Çiçekleri” adlı belgesel, Hasan Ali Yücel ve Köy Enstitülerinin etkileyici hikayesini anlatıyor. Belgesel, Köy Enstitülerinin Türkiye’nin eğitim ve demokratikleşme sürecindeki özel konumuna ışık tutuyor.

Gösterimde yer alan ve belgesele danışmanlık yapmış olan Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş, Berlin.KADINCA.eu‘ya verdiği röportajda, Köy Enstitülerinin Türkiye’de ve dünyada toplumsal eşitliğin hayat bulduğu bir kurum olduğunu ifade etti.

“Köy Enstitüleri pozitif ayrımcılığı ilk uygulayan yerlerden biridir”

“Köy Enstitüleri, fakir köy çoçuklarının ülkenin eğitim olanaklarından faydalanmasını sağladığı gibi, kırsal kesimde kız çocuklarının okula gitme yolunu da açmıştır” diyen Kemal Kocabaş, “Enstitüler ‘pozitif ayrımcılığı‘ ilk uygulayan yerlerden biridir. Öyle ki, yanında bir kız öğrenci getiren erkek öğrenciler enstitülere sınavsız kabul ediliyordu” şeklinde konuştu.

Bu ilke sayesinde Köy Enstitülerine 1700 kız öğrenci kazandırıldırıldığına dikkat çeken YKKED Başkanı, beslenme uzmanı Ayşe Baysal, eğitimci Pakize Türkoğlu gibi alanlarında önemli başarılara imza atmış kadınların da Köy Enstitülerinden yetiştiğinin altını çizdi.

“Eğitimde cinsiyet eşitliği açısından bir devrimdi”

Kemal Kocabaş, Köy Enstitülerinde kadınların ve erkeklerin yan yana ve eşit bir eğitimden geçtiğini belirterek, “kadınlar inşaat ve marangoz işlerini öğrenirken erkekler de terziliği öğreniyorlardı. Bu eğitimde cinsiyet eşitliği açısından bir devrimdi” dedi.

Köy Enstitülerinden çıkan kadın eğitimcilerin, köylere hijyeni, bilgiyi ve ilhamı taşıdıklarını kaydeden Kocabaş, “Hedef köyleri içten canlandırmaktı. Enstitünün öğretmenleri bunu büyük ölçüde başardı. Kadın ve erkek öğretmenler, her biri birer eğitim kahramanı oldu” diye ifade etti.

“Enstitüler Türkiye’nin demokratik gelişimini etkiledi”

YKKED Başkanı, Köy Enstitülerinin 1954’te kapatılmasının ardından bile yetiştirdiği önemli değerlerle Türkiye’nin demokratik gelişimini etkilemeyi sürdürdüğünü şu sözlerle dile getirdi: “Köy Enstitüsü öğretmenleri daha sonra Demokratik Öğretmen Hareketi’nin temsilcisi oldular ve Türkiye Öğretmenler Sendikası TÖS’ü kurdular. Türkiye’deki kooperatifçiliğin arkasında Köy Enstitülüler vardır. 68 kuşağının arkasında Köy Enstitüsü öğretmenleri vardır. Bu öğretmenler, bu ükenin vicdanı olmuşlardır ve demokratik gelişimini bizzat etkilemişlerdir.”

“Köy Enstitülerinin günümüz karşılığını üretmek zorundayız”

Türkiye’nin bugünkü eğitim hayatını da değerlendiren Kemal Kocabaş, Türkiye’de artık Köy Enstitüsü standardında öğretmenlerin yetişmediğini belirterek, “Okullarda ne yazık ki deneye ve üretime değil, ezbere dayanan, doğruyu yanlışı  sorgulamayan bir eğitim hakim. Bu nedenle Köy Enstitülerinin günümüz karşılığını üretmek zorundayız. Nedir bu karşılık; insanlaşmak, demokratik eğitim, özgür insan yetiştirmek” diye konuştu.

YKKED Başkanı, bunun için siyasi iradenin eğitim reformu üretmesi gerektiğini kaydetti. Kocabaş, Türkiye’deki iktidarın bu anlayışı benimsemediğini, tam aksine dini eğitimi yaygınlaştırarak, bilimsel ve demokratik eğitimden uzaklaştığını savundu. Kemal Kocabaş, sivil toplum örgütü olarak, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) başta olmak üzere tüm sol partilerden seçime giderken bir eğitim reformu talebinde bulunduklarını ifade etti.

“Köy Enstitülerinden ilham alan İskandinav ülkeleri eğitimde birinci sırada”

Belgesel gösterimine konuşmacı olarak katılan Almanya Yeşiller Partisi eğitim uzmanı ve eski federal milletvekili Özcan Mutlu da, Köy Enstitüleri projesinin eğitimde büyük bir atılım olduğunu kaydederek “Eğer Türkiye’de Köy Enstitüleri varlığını sürdürebilseydi, Türkiye bugün daha demokratik, daha kalkınmış ve daha güçlü bir ülke olurdu” dedi.

Fotoğraf: Hüseyin İşlek

Özcan Mutlu 40’lı yıllarda uygulanan Köy Enstitülerinin yıllar sonra İskandinav ülkeleri tarafından model olarak alındığını ve bu ülkelerin OECD’nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PİSA’da birinci olduklarını şu sözlerle aktardı: “Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un yıllar önce Türkiye için öngördükleri eğitim modelini, başka ülkeler uygulayıp, eğitimde dünya birincisi oluyorlar. Bu hem sevindirici, hem de Türkiye’nin bugünlerine baktığımızda üzücü.”

Mutlu, “Bu yöntem yeniden canlandırılabilir mi?” sorusuna ise: “İskandinav ülkeleri kendilerine adapte edebildiklerine göre, Türkiye de Köy Enstitüleri anlayışını bugünlere taşıyabilir. Ancak şu an iktidarda olan anlayışın, bunu benimseyebileceğini pek sanmıyorum. Anadolu’nun aydınlanmasını istemeyen bir kesim var ve ne yazık ki bu kesim eğitimi zapturapt altına almış durumda” şeklinde cevap verdi.

Özlem Coşkun – Berlin.KADINCA.eu – 18.03.2019 – 01:00

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*