TÜRK MUTFAĞINDA HİKAYESİ OLAN YEMEKLER 2 – EZO GELİN ÇORBASI

Adını “Ezo Gelin Çorbası”na veren Ezo’nun hüzünlü hikayesi:

Adı sevgi, onur, güzellik, memleket özlemi ve sabırla özdeşleşen ve asıl adı Zöhre Bozgeyik olan “Ezo Gelin”, 1909 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesine bağlı Dokuzyol (Uruş) Köyü’nde doğmuş. Büyüdükçe güzelliği dillere destan olan ve çevre ilçelerden herkesin görebilmek için Dokuzyol Köyü’ne geldiği Ezo Gelin 17’sine geldiğinde, aynı köyden Hanefi Açıkgöz ile “berdel” usülüyle evlendirilir. Hanefi Açıkgöz, Ezo Gelin’e karşılık halasını, Ezo’nun ağabeyine gelin olarak verir. Ezo Gelin, bu evliliğe ancak onyedi ay dayanabilir ve sonunda baba evine döner.

Daha sonra ise daha niceleri Ezo ile evlenmek için talip olur. Bu kez de Suriye’de bulunan teyzesinin oğlu Abuzer gelir ve Ezo Gelin’i yine berdel kurallarına göre ister. Ezo Gelin, ekonomik nedenlerden dolayı evlenmek zorunda kalır. İkinci evliliğini de zoraki bir şekilde yapan Ezo’nun 6 kız çocuğu olur. Bu çocuklardan sadece Celile isimli kızı yaşar.

Memleketinden uzak bir şekilde vatan hasretiyle Suriye’de yaşamını sürdüren Ezo Gelin, verem hastalığına yakalanır. Hastalığı sırasında eşine “Benim mezarımı memleketime götürün. Götüremezseniz de beni köyün Türkiye’yi gören bir tepesine gömün” der.

Ezo Gelin 1952 yılında hayata gözlerini yumar. Güzel Ezo, Suriye’de Türkiye sınırına yarım saat uzaklıktaki Carablus ilçesi Bozhöyük köyündeki bir tepeye gömülür. Mezar taşında ise “Emir kızı Ezo Gelin. Doğumu Gaziantep’in Oğuzeli İlçesi’nin Dokuzyol Köyü 1909. Ölümü 1952. Uzun zamandır çektiği verem hastalığından ve gurbetlik acısından öldü” yazmaktadır.

Ezo Geli’nin mezarı, 43 yıl sonra akrabalarının girişimiyle ve Oğuzeli Kaymakamlığı’nın çabalarıyla 23 Eylül 1999 tarihinde çok sevdiği memleketine getirilmiş ve Dokuzyol Köyü’nde düzenlenen bir törenle defnedilmiştir.

Ezo Gelin anısına Anadolu’da kaynatılan “Ezo Gelin Çorbası”nın tarifi:

Malzemeleri:

1/2 Su bardağı kırmızı mercimek
1 Fincan bulgur
6 Su bardağı su
1 Adet orta boy soğan
3 Çorba kaşığı margarin ya da sıvı yağ
2 Çorba kaşığı un
1 Çorba kaşığı domates salçası
Tuz, kırmızı biber, kuru nane

Yapılışı:

Mercimeği ve bulguru ayıklayıp, yıkıyoruz. İkisini birlikte tencereye alıyoruz. Suyu tencereye ekleyerek kaynamaya bırakıyoruz. Bu arada tuzunu ve soyup, rendelediğimiz soğanı ilave ediyoruz. Mercimek ve bulgur iyice yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.

Diğer tarafta küçük bir tavada yağı eritiyoruz. Unu ekleyerek, un sararana kadar yağla kavuruyoruz. Salça, nane ve biberi ekleyip birkaç kez karıştırarak kavurmaya devam ediyoruz. Çorbanın suyundan 1-2 kepçe ilave ederek iyice karıştırıyoruz. Tavadaki karışımı daha sonra tencereye ekleyerek, tekrar karıştırıyor ve 1-2 taşım kaynatarak ateşten alıyoruz.
Dilerseniz karışımı, robot veya rondodan geçirebilir, yanında limonla servis yapabilirsiniz.

AFİYET OLSUN…

Özlem Coşkun – KADINCA.eu – 11.10.2019 – 02:30

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*